Biz Kimiz, Neyiz?

Türk’üz! Üç kıtada kan verdik il il,
Türkçe’yiz! Adem’e öğretilen dil.
On dört bin yıl adil kaldık dünyada,
Adalet dağıttık, olmadık katil.


Türk olmak, tamamen insan olmaktır.
Türk olmak, hakikat üzre kalmaktır.
Türk olmak ilk önce kendin bilmektir.
Türklük, bir kültürdür, kabile değil.

Her zaman bir hanif dine inandık.
Tek tanrılı inanç üzere kaldık.
Azıp, sapıtandan asla olmadık.
Bunun tersi varsa, bil ki Türk değil.

Sümer’de yazıyı icat eyledik,
Ağra’da Tac Mahal vücut eyledik.
Biz daima Hakka sücut eyledik,
Hakka eğiliriz, putlara değil.

Anadolu bizim kadim yurdumuz,
Eksik olmaz bizim dağda kurdumuz.
Özümdendir Çerkezimiz, Kürdümüz,
Atadan kardeşiz, sonradan değil.

Mostar’da köprüyüz, Kerkük’te kale,
Estergon’da bizi bekler bir kule,
Sayısız eserler gelseler dile,
Hep bizi anlatır, başkayı değil.

Yeseviyiz, Yunusuz biz Bektaşız,
Canı Türk’e vakıf, birer Denktaş’ız.
Mevlana’ya ve Mansur’a yoldaşız.
Gafile, hırsıza, haine değil.

Kös vururuz, saz çalarız biz Türkler.
Kaval çalar, ney üfleriz öz Türkler.
Dünyaya sanatla bakan göz Türkler.
İskenderiye’yi yakanlar değil.

Roma’yı yakarak ünlü olmadık,
Adaletten sapıp, kanlı olmadık.
Dinli olduk, ama kinli olmadık.
İnsan önemlidir, saltanat değil.

Çanakkale Truva’nın rövanşı,
Türkün gücü, zalim batıya karşı.
Şehit tekbirleri titretti arşı,
Zalimce katliam yaparak değil.

Zulme uğrar isek çıkarız dağa,
Dönüp de bakmayız, bostana, bağa,
Gelsin alsın dağdan, güçlüyse ağa!
Zulmetten kaçarız, milletten değil.

Yağmura Hamd eder, başağa şükür,
Hep O’ndandır diye ederiz fikir.
Adı dilimize olmuştur zikir,
Tanrıdır yaratan, Firavun değil.

Bize göre dünya bir gurbet eldir.
Önü, sonu belli bir kısa yoldur,
İnsan denen varlık Tanrı’ya kuldur,
Misafirdir burada, kalıcı değil.

Kınalı koçları salıp askere,
Zamanında bekler iken teskere,
Yas üstüne yas ederler yüz kere,
Vatana ağlarlar, şehide değil.

Muharrem KILIÇ
28 Ekim 2009



Kanım [size=21]TÜRK, Soyum TÜRK
Bugünüm TÜRK, Ruhum TÜRK
Durusum TÜRK, Bakışım TÜRK

TÜRK OGLU TÜRK' üm

ALINTI