Hosgeldiniz.... AyMaRaLCaN Bilgi Paylasim Platformuna..... Cay Isterseniz ( Hayali Büfe ) Smile Sagda Büfemiz Var Buyurun Bir Bardak Alin Afiyetle Icin Seker Bitmis ise Lütfen Zile Tiklayin Servisimiz Yardimci Olacaktir..... ..Keyifli Seyirler Dilerim Smile Bye ...
Yazar ---- > Wink AyMaRaLCaN



 
AnasayfaGüncel KonularGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
En son konular
»  Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
Cuma Ara. 14, 2012 7:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» Bir Sarkisin Sen
Cuma Ara. 14, 2012 7:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» MerHaba MerHaba :)
Cuma Ara. 14, 2012 6:58 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Yemekleri,Azerbaycan Yemek Kültürü,Azerbaycan Mutfağı
Cuma Ara. 14, 2012 6:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» ORHAN AFACAN SIIRLERI Tas Atan Cocuklar
Cuma Kas. 30, 2012 7:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bu Mezarda Bir Garip Var
Cuma Kas. 30, 2012 3:51 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bizden Geriler (Gam Kasavet)
Cuma Kas. 30, 2012 3:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Benim Hayatım
Cuma Kas. 30, 2012 3:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Babasını (Bir Fakirin Hatırını)
Cuma Kas. 30, 2012 3:46 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Istatistikler
Toplam 7 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: AyBüke

Kullanıcılarımız toplam 28063 mesaj attılar bunda 19753 konu
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Furl  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

www.ay-maral-can.forum-aktiv.com

Sosyal bookmarking sitesinde adresi saklayın ve paylaşın
En bakılan konular
Xürremiler Herekatı ve Babek
Azerbaycan Bayragi
Bir Sarkisin Sen
Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
MEN TELESMİREM Semed Vurgun ..1954
Radyo icin Tema Resimleri Resimler Resim
Murat Yıldırım Burçin Terzioğlu Düğün resimleri
MerHaba MerHaba :)
Hiphop - Rap Müzik Şarkı Sözleri
Yeni Büyük Kalp Gif'leri Arşivi 3, Küçük Kalpler, Küçük Hareketli Kalpler, Küçük PNG Kalpler, Küçük Sayfa süsleme Kalpleri, Minik Kalpler, Kırmızı Minik Kalpler, HAreketli

Paylaş | 
 

 Derleme yaptığımız bölgelerde

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 27/03/10

Mesaj Sayısı : 6713

Rep Gücü : 18340

Rep Puani : 218


MesajKonu: Derleme yaptığımız bölgelerde   Cuma Ekim 22, 2010 3:25 am


Anonim halk edebiyatımızın en yaygın nazım şekillerinden birisi de mânilerdir. Genellikle yedi heceli ve dört mısralık bentlerden oluşan mânilerin 1, 2 ve 4. mısraları kendi arasında kafiyeli, 3. mısraı ise serbesttir.
(aaba)
Mâniler anonim eserler olmakla birlikte, geleneğin bir büyük ustasının "pirinin" olduğu kabul edilir. Mânilerin doğup gelişmesinde, yaygınlaşıp, kendi geleneğini oluşturmasında sevgi ve aşkın önemli bir yeri vardır.
Halk duyuş ve düşünüşünün en önemli unsurlarından birisi olan mânilerde, insanların dertlerinin, beğenilerinin, yergilerinin, sevgi, aşk ve kıskançlıklarının en güzel biçimde terennüm edildiğine şahit oluruz. Mânilerin yaratıcılarının çilekeş Anadolu kadını olduğunu hepimiz biliriz. Onun içindir ki mâni türünün muhtevasına giren temel konular, aslında Anadolu kadınının yakınmalarını işlemektedir. Bu yakınma ve serzenişlerin altında yatan gerçek ise aşktan başkası değildir.
Mânilerimiz bizleri bir tür sevgi iklimine taşımaktadır. Onlar çoğunlukla uçan kuşlardan, esen yelden, havadaki turnalardan, selam gönderilen, bin yıl toprakta yatılsa da umut kesilmeyen, kölesi olunan, yerine ölünülen, cevri çok insafı yok olan, aşkına düşünce deryalar terkedilen, tende kalan canı isteyince verilen, kavuşamayınca gözler açık gidilen ve ateşinden dağların bile yanıp tutuştuğu, "sevgili" için yazılmıştır.
Şüphesiz bir bölgenin ya da bölgenin karakteristik özelliğini taşıyan bir kentin, binlerce, on binlerce mânisi vardır. Bunların hepsini derlemek ve gün ışığına çıkarmak pek kolay olmayacaktır. Derleme çalışmalarını yaptığımız mâniler, folklor yönü çok zengin, ancak yeterince üzerinde çalışılmamış bir kentimiz olan Kastamonu ilinin Araç ilçesine aittir. Derlemelerimizi Araç ve çevre köylerinde yaparken, bölgede mâni geleneğinin köklü bir geçmişe sahip oluşuna da tanık olduk.
Tavşanlı köyünde 65 yaşında kendi halinde sade bir yaşam süren Firdevs Çorbacı'ya mânilerden sorduk. Biz sordukça o, yıllara meydan okurcasına bizleri geçmişin koridorlarına çekti... Burada şu da belirtmekte fayda var. Bölgeler arası sosyal ve kültürel ilişkiler nedeniyle mânilerde birbirine yakınlık göze çarpmaktadır. Bu doğal bir sonuçtur. Ama her bölge mânilere yöresel şive farklılığından doğan damgasını basmaktadır. Ayrıca bölgesel gelenek ve göreneklerin, yaşam standartlarının, bu mânilerde izlerini görmek de mümkündür. Bu nedenle yazımıza aldığımız mânileri, derlediğimiz şekliyle, yöresel şive farklılıklarıyla yazmanın daha doğru olacağını düşündük.




Derleme yaptığımız bölgelerde mânilerin, törenlerde, çeşitli eğlencelerde, birtakım inanç, gelenek ve göreneklerin arasında -sevişme ve iletişim- gibi insan ilişkilerinde önemli görevler üstlendiğini gördük.
Taşradaki sevdalıların, mânilerde kurdukları iletişim, toplumun geleneğinden kaynaklanan birtakım kuralların doğal sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Garanfil desde desde
Beni bubamdan isde
Bubam beni vermesse
Gır atı iyi besle.


dizelerinde toplumsal normların, insan ilişkilerinde birtakım sınırlamalara neden olduğu açıkça görülmektedir.
Köylerde yaptığımız mâni derlemelerinde sevgi teminin çoğunlukla köyün günlük hayatından alınan tablolarla canlandırıldığına tanık olduk:

Gavı çakdım gav yandı
Yere godum yer yandı
A gız senin yüzünden
Yedi divan köy yandı.


Altun yüzuk barnakda
Bir yar sevdim ırakta
Gel sarılıp yatalım
Üs tavanlı çardakta.


Sevgi teminin yanı sıra, ayrılık, askerlik, ailevi sorunlar gibi yine sevenleri doğrudan etkileyen mâniler de söylenmektedir.
Dağda davar güderin
Yare selam ederin
Yarimi vermezlerse
Başımı alıp giderim


Esger yolu beklerin
Gunü gune eklerin
Sen git yarim nebede
Ben burayı beklerin.


Ceminin ezeni yok
İçinde düzeni yok
Viran galası köyde
Sallanıp gezenim yok.


Cevizin etek dalı
Üstündedir yeşil eli
Ya Muhammed ya Ali
Yare kavuştur beni.


Klasik edebiyatımızın en işlek sanatlarından teşbihlerin, en güzelleri de yine mânilerimizde bulunmaktadır. Boylar fidana, serviye, karanfil dalına; saçlar yılana, sümbüle, altın sarısına; yüzler güle, seher yıldızına; kaşlar kaleme, hilal ve kemana; gözler kömüre; bakışlar ceylana; göz yaşları inciye; kirpikler oka; ağız şekere; dil kaymak ve bülbüle; dudaklar kiraza benzetilmiştir.


Ay doğar miliden
Selam gelir Eli'den
Kömür gözlüm ay Elim
Sensin beni delirden.

Garanfilim bıdama
Safa geldin odama
Hakikatli yar isen
Dünür yolla babama.


Araç yöresi mânilerinde işlenen temler arasında sıla ve gurbet de önemli bir yer tutmaktadır. Gurbetin acıları, kavuşmanın sevinci, yarin aşkıyla yanıp tutuşan gönüllerin sesi, Yemen'e, Mısır'a gidip de gelmelerin serüvenleri de mânilerde dile getirilmektedir.

Havaya bulut ağdı
Bolu'ya dolu yağdı
Ellerin yari geldi
Benimki nerde galdı.


Ayva godum çayıra
Şavkı vurdu bayıra
Ben yarimden ayrılmam
Meğer Allah ayıra.


Kaynar gazan taşmaz mı
Yol buradan aşmaz mı
Dünyada hasret giden
Ahrette kavuşmaz mı.


Köşke serdim yatağı
Gel derdimin ortağı
Yataklar diken oldu
Senden ayrı yatalı.


Gökte yılduz bi sıra
Ağam gitti Mısır'a
Gün olsam da yayılsam
Yarimin arkasara.


Gabaklar devek atmış
Yılanlar yola yatmış
Şu benim zalım babam
Beni gurbete atmış.

Mânilerin haber iletme işlevlerini de uygar şartlar altında sürdürdüğünü görüyoruz. Sevgililerin duygularını sevdiklerine iletmeleri, eksiklikleri, düşünceleri ve hisleri mânilerde şekillenip dile gelmektedir:

Leblebi goydum tasa
Akşamdan başladım yasa
İşlerde gusurum yok
Azıcık boyum kısa.


Gökde yılduz gol atmış
Mevlam neler yaratmış
Anası şöyle böyle
Gızı aslan yaratmış.


Çayıra vurdum gazma
Başında telli yazma
Ben bu dertten ölürsem
Mezeri derin gazma.


Armut dalda bir iki
Saydım baktım on iki
On ikinin içinde
En yiğidi benim ki.

Mânilerde sevgi dışı, bireysel hayıflanmalara da rastlamak mümkündür. Özellikle kişilerin hayatlarıyla ilgili olarak yaptıkları değerlendirmeleri, şiir diliyle mânilerde ifade etmeleri bu türün önemine işaret etmektedir:
Bal idim banmaz oldum
Gul idim kokmaz oldum
Bin lirelik mal idim
Yerimden galkmaz oldum.


Zaman zaman sahte, geçici sevgiler üzerine kurulmuş ilişkiler de mânilerde kendisine yer bulur.


Çay benim çeşme benim
Derdimi deşme benim
Gız senle dalga geçtim
Sevdiğim başka benim.


Gökten uçan tayyare
Selam söylen o yare
Benden ona fayda yok
Başına bulsun çare.


Kastamonu Araç yöresi halk edebiyatımız açısından zengin bir repertuara sahip bulunmaktadır. Folklor sahasında bu yöremizle ilgili yeterince inceleme ve araştırma çalışmalarının yapılmamış olması, halk edebiyatı çalışmaları adına menfi bir durum olarak görülmelidir. Biz bu kısa çalışmamızla, folklor yönüyle bâkir bir saha olan Araç yöresindeki mâniler üzerine yaptığımız derlemeyle, bu yöre insanının duyuş, düşünüş, zevk ve ifade gücünü yansıtan küçük bir pencere açmaya çalıştık. Köy ve kasabalardaki yöre halkının muhayyilesinde yaşayan, tarla, bağ ve bahçelerde çalışırken, düğün ve bayramlarda, eğlencelerde hoş vakit geçirmek için çeşitli ortamlarda terennüm edilen bu mânilerden bir demet sunarak sözlerimizi noktalıyoruz:

Anadudun dalları
Sallanıyor kolları
Gurbet elde yorulan
Gözetliyor yolları.


Ay doğar ayan ayan
Yoluna girdim yayan
Düşümde görmez iken
Goynuna girdim uyan.


Nerde isitsem Adini Gözlerim Gezir Seniiiii




En son AyMaRaLCaN tarafından Cuma Ekim 22, 2010 3:27 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ay-maral-can.tr.gg
MaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 27/03/10

Mesaj Sayısı : 6713

Rep Gücü : 18340

Rep Puani : 218


MesajKonu: Geri: Derleme yaptığımız bölgelerde   Cuma Ekim 22, 2010 3:26 am

Derleme yaptığımız bölgelerde mânilerin, törenlerde, çeşitli eğlencelerde, birtakım inanç, gelenek ve göreneklerin arasında -sevişme ve iletişim- gibi insan ilişkilerinde önemli görevler üstlendiğini gördük.
Taşradaki sevdalıların, mânilerde kurdukları iletişim, toplumun geleneğinden kaynaklanan birtakım kuralların doğal sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.


Garanfil desde desde
Beni bubamdan isde
Bubam beni vermesse
Gır atı iyi besle.




dizelerinde toplumsal normların, insan ilişkilerinde birtakım sınırlamalara neden olduğu açıkça görülmektedir.
Köylerde yaptığımız mâni derlemelerinde sevgi teminin çoğunlukla köyün günlük hayatından alınan tablolarla canlandırıldığına tanık olduk:


Gavı çakdım gav yandı
Yere godum yer yandı
A gız senin yüzünden
Yedi divan köy yandı.




Altun yüzuk barnakda
Bir yar sevdim ırakta
Gel sarılıp yatalım
Üs tavanlı çardakta.




Sevgi teminin yanı sıra, ayrılık, askerlik, ailevi sorunlar gibi yine sevenleri doğrudan etkileyen mâniler de söylenmektedir.

Dağda davar güderin
Yare selam ederin
Yarimi vermezlerse
Başımı alıp giderim




Esger yolu beklerin
Gunü gune eklerin
Sen git yarim nebede
Ben burayı beklerin.




Ceminin ezeni yok
İçinde düzeni yok
Viran galası köyde
Sallanıp gezenim yok.


Cevizin etek dalı
Üstündedir yeşil eli
Ya Muhammed ya Ali
Yare kavuştur beni.




Klasik edebiyatımızın en işlek sanatlarından teşbihlerin, en güzelleri de yine mânilerimizde bulunmaktadır. Boylar fidana, serviye, karanfil dalına; saçlar yılana, sümbüle, altın sarısına; yüzler güle, seher yıldızına; kaşlar kaleme, hilal ve kemana; gözler kömüre; bakışlar ceylana; göz yaşları inciye; kirpikler oka; ağız şekere; dil kaymak ve bülbüle; dudaklar kiraza benzetilmiştir.




Ay doğar miliden
Selam gelir Eli'den
Kömür gözlüm ay Elim
Sensin beni delirden.


Garanfilim bıdama
Safa geldin odama
Hakikatli yar isen
Dünür yolla babama.




Araç yöresi mânilerinde işlenen temler arasında sıla ve gurbet de önemli bir yer tutmaktadır. Gurbetin acıları, kavuşmanın sevinci, yarin aşkıyla yanıp tutuşan gönüllerin sesi, Yemen'e, Mısır'a gidip de gelmelerin serüvenleri de mânilerde dile getirilmektedir.



Havaya bulut ağdı
Bolu'ya dolu yağdı
Ellerin yari geldi
Benimki nerde galdı.




Ayva godum çayıra
Şavkı vurdu bayıra
Ben yarimden ayrılmam
Meğer Allah ayıra.




Kaynar gazan taşmaz mı
Yol buradan aşmaz mı
Dünyada hasret giden
Ahrette kavuşmaz mı.




Köşke serdim yatağı
Gel derdimin ortağı
Yataklar diken oldu
Senden ayrı yatalı.




Gökte yılduz bi sıra
Ağam gitti Mısır'a
Gün olsam da yayılsam
Yarimin arkasara.




Gabaklar devek atmış
Yılanlar yola yatmış
Şu benim zalım babam
Beni gurbete atmış.



Mânilerin haber iletme işlevlerini de uygar şartlar altında sürdürdüğünü görüyoruz. Sevgililerin duygularını sevdiklerine iletmeleri, eksiklikleri, düşünceleri ve hisleri mânilerde şekillenip dile gelmektedir:



Leblebi goydum tasa
Akşamdan başladım yasa
İşlerde gusurum yok
Azıcık boyum kısa.




Gökde yılduz gol atmış
Mevlam neler yaratmış
Anası şöyle böyle
Gızı aslan yaratmış.




Çayıra vurdum gazma
Başında telli yazma
Ben bu dertten ölürsem
Mezeri derin gazma.




Armut dalda bir iki
Saydım baktım on iki
On ikinin içinde
En yiğidi benim ki.



Mânilerde sevgi dışı, bireysel hayıflanmalara da rastlamak mümkündür. Özellikle kişilerin hayatlarıyla ilgili olarak yaptıkları değerlendirmeleri, şiir diliyle mânilerde ifade etmeleri bu türün önemine işaret etmektedir:


Bal idim banmaz oldum
Gul idim kokmaz oldum
Bin lirelik mal idim
Yerimden galkmaz oldum.




Zaman zaman sahte, geçici sevgiler üzerine kurulmuş ilişkiler de mânilerde kendisine yer bulur.




Çay benim çeşme benim
Derdimi deşme benim
Gız senle dalga geçtim
Sevdiğim başka benim.




Gökten uçan tayyare
Selam söylen o yare
Benden ona fayda yok
Başına bulsun çare.




Kastamonu Araç yöresi halk edebiyatımız açısından zengin bir repertuara sahip bulunmaktadır. Folklor sahasında bu yöremizle ilgili yeterince inceleme ve araştırma çalışmalarının yapılmamış olması, halk edebiyatı çalışmaları adına menfi bir durum olarak görülmelidir. Biz bu kısa çalışmamızla, folklor yönüyle bâkir bir saha olan Araç yöresindeki mâniler üzerine yaptığımız derlemeyle, bu yöre insanının duyuş, düşünüş, zevk ve ifade gücünü yansıtan küçük bir pencere açmaya çalıştık. Köy ve kasabalardaki yöre halkının muhayyilesinde yaşayan, tarla, bağ ve bahçelerde çalışırken, düğün ve bayramlarda, eğlencelerde hoş vakit geçirmek için çeşitli ortamlarda terennüm edilen bu mânilerden bir demet sunarak sözlerimizi noktalıyoruz:



Anadudun dalları
Sallanıyor kolları
Gurbet elde yorulan
Gözetliyor yolları.




Ay doğar ayan ayan
Yoluna girdim yayan
Düşümde görmez iken
Goynuna girdim uyan.




Ay doğar eduğunden
Gun doğar geduğunden
Oğlan ergen gız ergen
Döner mi deduğunden.




Ay doğar sini gibi
Misirin unu gibi
Benim yarim geliyor
Bursanın gulü gibi.




Çaydan geçti bir kuzu
Gıvrım gıvrım boynuzu
El yarini bilmez mi
Yanakları kırmızı.




Çayırda kıldım namaz
Haka şere yaramaz
Şu gençlikte olanı
Kadir Mevlam aramaz.




Derelerde değirmen
Değme yere eğilmen
Ben bir ağa gızıyın
El oğluna sevilmen.




Evleri görünüyor
Gönüldür veriliyor
Çekilecek dert değil
Mevlam sabır veriyor.




Garanfil eker misin
Balınan şeker misin
Ben bu dertten ölürsem
Cezamı çeker misin.




Gayalar dizin dizin
Mevlamdan gelsin izin
Gızı aldık gidiyoz
Köyünüz olsun sizin.




Gayadan endim akrap
Ağzında yeşil yaprak
Gel sarılıp yatalım
Sonumuz kara toprak.




Gayalar merdim merdim
Kim bilir benim derdim
Çaylar mürekkkeb olsa
Yazılmaz benim derdim.




Gayalar oymak oymak
Sütten olur kaymak
Her yiğidin karı mı
Gızdan yadigar almak.




Goğ almayı daşladım
Dibini ataşladım
On beşinde yar sevdim
Ellere bağışladım.




Mâniye başlayalım
Şeftali daşlayalım
Şeftali çiçek açmış
Dibinde gışlayalım.




Mânici başı mısın
Cevahir daşı mısın
Sana muska vereyim
Cebinde taşır mısın.




Oğlan adın Abdulla
Yoldan yola saptırma
Müşterimiz çoğaldı
Bizi elden gabtırma.




Zelve gavak bir goşum
Rakı içtim sarhoşum
El yuvaya başladı
Ben yuvasız bir kuşum.




Gece geçtim dağlardan
Üzüm aldım bağlardan
Kız senin aşkın değil mi
Beni böyle ağlatan




Çay aşağı ız gider
İnce belli kız gider
Bir elinde bağlama
Bir elinde saz gider




Maniyi baştan söyle
Kalemi yaştan söyle
Çok acıktım
Aşktan ekmekten söyle




Karşıdan fener gelir
Kalbimi deler gelir
Yaşın küçüktür ama
Başıma neler gelir.




Kaleden iniyordum
Çağırsan geliyordum
Kurudum kibrit oldum
Üflesen yanıyordu.




ALINTI: Dr.İlyas Yazar, Araç Yöresi Mânileri Üzerine Bir İnceleme, II.Kastamonu Kültür Sempozyumu Bildirileri, 18-20 Eylül 2003, Ankara 2005, s.317-321

Sayın Dr.İlyas Yazar'a yapmış olduğu bu güzel çalışmadan ve sitemizde kullanmamıza izin vermesinden dolayı teşekkür ederiz.










DİĞER MANİLER


Saçaklarda gezerim
Yaş kiremit ezerim
Sizin gibi maniciyi
Uçkuruma dizerim


Sarı saman tozarmış
Mor menevşe morarmış
Bozarmut'un çırası
Gece gündüz yanarmış


Çay taşı çakmak taşı
Çatıktır yarin kaşı
Çirkinle vakit geçmez
Güzelle sırtında taş taşı


Tarlaya taban dirle
Okçaya saban dirle
Ne kadar sallansan
Gine sana çoban dirle


Kamyon gelir yayladan
Tekerleri aynadan
Kız parası değil mi
Muhtarları oynatan


Sarı çamın gölgesi
Fındık sepet örmesi
Biraz gaba gonuşu
Kayadibi bölgesi


Yemenim al üstüne
Ortası dal üstüne
Ağam senin yarin kötü
Beni de al üstüne


Yemenim yele yele
Attılar gurbet ele
Göz yaşı sile sile
Yedi mendil çürüttüm


Çay taşı çakmak taşı
Çatıktır yarin kaşı
Çirkinle vakit geçmez
Güzelle sırtında taş taşı


İlimonum kalburda
Çok şeyler var sabırda
İkimiz bir ölelim
Çift yatalım kabirde


Kaynanam karabiber
Kaynatam ondan beter
Kızları bana yeter
Allah ikisini de alsın


Manici başımısın
Cevahir taşımısın
Sana bir mani söylüyon
Cebinde taşırmısın


Entarisi mor düğme
Gine düştün gönlüme
Haçan aklıma gelsen
Kan damlar yüreğime


Karşıda kara yılan
Gözleri civan civan
Sürünsün divan divan
Bizi yardan ayıran


Hay huluma huluma
Bekmez koydum tuluma
Söylersen mani söyle
Köpek gibi uluma


Benim ağam pek güzel
Sınur üstünde gezer
Eydirmiş şapkasını
Düşman bağrını ezer


Karşıdan gelen atlı
Üstünde doru otu
Çarşıya gidersen
Üzüm leblebü getü


Akşam oldu neydiyin
Kaba döşek eyleyin
Kaba döşek beş karış
İçi yarsız neyleyin


Keten gömlek dizdedir
Kesme kakül yüzdedir
Analar kız besliyor
Anahtarı bizdedir


Keten gömlek dört kat
İkisin giy ,ikisin sat
Başkasını seversen
Kalkmaz döşeklere yat


Karşıdan gelenim yok
Al yelek giyenim yok
On yıllık yoldan gelsem
Hoş geldin diyenim yok


Entarisi ekleme
Sıkıca ilikleme
Benden sana fayda yok
Boş kapıyı bekleme


Entarisi budama
Sefa geldin odama
Eğer beni seversen
Dünür yolla babama


Entarisi ak gibi
Suya gider ok gibi
Hiç ardına bakmıyor
Yavuklusu yok gibi


Entarisi ilmeden
Söylemez gülmeden
Kız sen beni delirttin
On beşime girmeden


Kaleden aşan gelin
Al yeşil kuşan gelin
Kocan kötü sen güzel
Gayret et boşan gelin


Benim ağam pek güzel
Sınur üstünde gezer
Eydirmiş şapkasını
Düşman bağrını ezer


Ak purçak kara purçak
Bubam tükan açacak
Evlenmeyin bekarlar
Naylon kızlar çıkacak


Entarisi al basma
Alıp duvara asma
Alacaksan al beni
Her lafa kulak asma


Mani maniye kelam
Benden ağama selam
Darılmasın küsmesin
Kısmet olursa kelam


Karşıdan gelenlere
Gaz doldur fenerlere
Babam beni virecek
Askerden gelenlere


Manici başı mısın
Cevahir taşımısın
Sana bir mani söylüyorum
Cebinde taşırmısın


Maniyi baştan söyle
Kalemi kaştan söyle
Karnın açlığını
Ekmekten aştan söyle


Akşamın ar sesine
Uyandım yar sesine
Yarim şahin ben doğan
Konaydım ensesine


Akşam oldu varamam
Dile destan olamam
Gün buluta girince
Bir dakika duramam


Akşamları olmasaydı
Badeler solmasaydı
Ölüm allahın emri
Ayrılık olmasaydı


Akşam oldu neydiyin
Kaba döşek eyleyin
Kaba döşek beş karış
İçi yarsız neyleyin


Öğlen güneşi değil
Adam ileşi değil
Sevip sevip ayrılmak
İslamın işi değil










GELİN KAYNANA ATIŞMASI


Kaynana Gelin
Gayınnayın bakarım
Gız görmeye çıkarın
Eğer gızı beğenüsem
İki beşlü dakarın


Her şeyi yaparsın gaynana
Beşlü dakarsın gaynana
Daha gırkım çıkmadan
Başıma kakarsın ganyana


Seni evden atdurun
Sana bi dayak atdurun
Akşama oğlun gelince
Altunları satdurun


Oğlun bensiz yatamaz
Altunları satamaz
Ben oğlunu gandudum
Baña dayak atamaz


Durarken bile bile
Denize dalmazdım
Senin gibi gelini
Ölsem almazdım


Bileydim köyümde
Varırdım kocaya
Gelmezdim peşkiri
Çok evlere kocaya


Seni düzenci seni
Hani seviyoduñ beni
Dilini dut gelin hanım
Bu evde goman seni


Evinin önünde arı
Entere giymiş sarı
Paçası b..klu garı
Sen beni evde goma


Her şeye karıştı elin
Benimde durmadı dilim
Hakkımı helal ettim
Kızımdan tatlı gelin


Tatlı söyle sözünü
Sat evdeki kızını
Karışmazsan işime
Öperim gül yüzünü




Şubeler asker dolu
Kıtası Safranbolu
Sevdiğim tez gelesin
Sakın uzatma yolu


Davullar çalınıyor
Aşıklar bölünüyor
Sevdiğim kara oğlan
Askere alınıyor


Askerim yar askerim
Yüreğim dar askerim
İzin al gir koynuma
Kucakla, sar askerim


Karşı dağda jandarma
Başında tuğla arma
Başgedikli dururken
Sakın çavuşa varma


Yare saat alayım
Her gün varıp kurayım
Yar askere gidince
Nasıl yalnız durayım




Keklik kayalı yerde
Uçar havalı yerde
Asker yarın kavalı
Kaldı dayalı yerde


Kalenin burcu donuk
El uyur, ben uyanık
Yar gideli askere
Benim yüreğim yanuk


Marş marş onuncu Bölük
Yüzbaşı çalar düdük
Yüzbaşı ne bilecek
Yüreğim iki bölük


Kışlalar asker dolu
Duvardır sağı solu
Gizli gizli ağlarım

ALINTIDIR


Nerde isitsem Adini Gözlerim Gezir Seniiiii


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ay-maral-can.tr.gg
 
Derleme yaptığımız bölgelerde
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Abartisiz Atis Serbest-
Buraya geçin: