Hosgeldiniz.... AyMaRaLCaN Bilgi Paylasim Platformuna..... Cay Isterseniz ( Hayali Büfe ) Smile Sagda Büfemiz Var Buyurun Bir Bardak Alin Afiyetle Icin Seker Bitmis ise Lütfen Zile Tiklayin Servisimiz Yardimci Olacaktir..... ..Keyifli Seyirler Dilerim Smile Bye ...
Yazar ---- > Wink AyMaRaLCaN



 
AnasayfaGüncel KonularGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
En son konular
»  Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
Cuma Ara. 14, 2012 7:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» Bir Sarkisin Sen
Cuma Ara. 14, 2012 7:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» MerHaba MerHaba :)
Cuma Ara. 14, 2012 6:58 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Yemekleri,Azerbaycan Yemek Kültürü,Azerbaycan Mutfağı
Cuma Ara. 14, 2012 6:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» ORHAN AFACAN SIIRLERI Tas Atan Cocuklar
Cuma Kas. 30, 2012 7:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bu Mezarda Bir Garip Var
Cuma Kas. 30, 2012 3:51 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bizden Geriler (Gam Kasavet)
Cuma Kas. 30, 2012 3:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Benim Hayatım
Cuma Kas. 30, 2012 3:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Babasını (Bir Fakirin Hatırını)
Cuma Kas. 30, 2012 3:46 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Istatistikler
Toplam 7 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: AyBüke

Kullanıcılarımız toplam 28063 mesaj attılar bunda 19753 konu
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Furl  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

www.ay-maral-can.forum-aktiv.com

Sosyal bookmarking sitesinde adresi saklayın ve paylaşın
En bakılan konular
Xürremiler Herekatı ve Babek
Azerbaycan Bayragi
Bir Sarkisin Sen
Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
MEN TELESMİREM Semed Vurgun ..1954
Radyo icin Tema Resimleri Resimler Resim
Murat Yıldırım Burçin Terzioğlu Düğün resimleri
MerHaba MerHaba :)
Hiphop - Rap Müzik Şarkı Sözleri
Yeni Büyük Kalp Gif'leri Arşivi 3, Küçük Kalpler, Küçük Hareketli Kalpler, Küçük PNG Kalpler, Küçük Sayfa süsleme Kalpleri, Minik Kalpler, Kırmızı Minik Kalpler, HAreketli

Paylaş | 
 

 ÇERKES KİMDİR?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:26 pm

ÇERKES KİMDİR?

Çerkes, Türkiye'de bilinen kullanımı ile Çerkez, isminin kökeni ve günümüzdeki kullanılan anlamları konusunda fikir ayrılıkları bulunmaktadır. Buna göre;

1. Çerkes, Kafkasya'nın yerli halkı olan Adigelerdir.

2. Çerkes, Kafkasya'nın yerli halkı olan ve aynı kökenden gelen Adige ve Abhaz halklarıdır.

3. Çerkes, Kafkasya'daki halklardan Adigeler, Abhazlar, Çeçenler, Dağıstanlılar, Osetler, Karaçaylar ve Balkarlar'a verilen bir üst kimliktir.

Bu düşüncelerden en yaygın olanı Çerkes isminin Adige Halkı'na verilen bir ad olduğudur. Kafkasya'daki kullanımı itibari ile de Çerkes kelimesi Adigeler'i temsil etmektedir.

Yukarda da değindiğimiz gibi yüklenen anlam dışında kelime kökeni konusunda da tartışmalar bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı ve kabul göreni ise M.Ö 6.yüzyılda Batı Kafkasya'da Karadeniz kıyısında yaşayanlara Yunanlılar tarafından verilmiş olan "Kerket" kelimesinden geldiği yönündedir. Kerket kelimesinin bazı farklı kullanış biçimleri Serset, Kirkes, Kirke, Kirkas şeklinde olup, "Kasların önderi" anlamına gelmektedir. Kas kelimesi de o dönemki halka verilen isimdir.


En son AyMaRaLCaN tarafından Perş. Nis. 19, 2012 4:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:27 pm

Çerkezler

Çerkesler, Türkiye'ye Kafkasya'dan gelen Türk dili konuşmayan tüm etnik gruplara verilen genel adlandırmadır. Ancak Türkiye'ye göç etmiş Kafkas halkları kendi arasında pek çok alt gruba ayrılır.

Çerkezler diğer isimleriyle Adigeler Kafkas Dağları'nın kuzeybatı eteklerinde, Kuban Irmağı ile güneyde Bzıb (Psıb) ırmakları arasındaki Karadeniz kıyılarında, doğuda Kuban ile Terek Irmağı güney havzalarını kapsayan büyük bir alanda oturmuş olan ve kendilerine Adige adını veren halktır

Ancak Türkiye'de, Kuzey Kafkasya kökenli Adige, Abhaz, Abaza, Çeçen, Oset, Dağıstanlı, vb insanların tümüne verilebilen ortak bir özel addır.

Abzah ya da Abadzeh (Абдзах), Bjeduğ (Бжъэдыгъу), Şapsığ, Hak'uç (Хьак1уцу), Natuhay, K'emguy (К1эмгуй), Mahoş, Yegerukay, Mamhığ, Besleney, Hatukay (Хьатикъуай) ve Kabartaylar (Къэбэрдэй), en tanınmış Çerkes topluluklarıdır.

Rus resmi literatüründe, Rusya Federasyonu'na bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti'nde yaşayan, Kabartay ve Besleney kökenli Adige topluluğuna Çerkes, bunların yaşadığı yöreye de özel anlamda ya da bir kısaltma ad olarak Çerkesya denmektedir.


Tarih

Çerkeslerin ataları sayılan Sind-Meot kavimlerinin Kafkasya'daki varlığı, ölü gömme kültüründen gidilerek, M.Ö. 3000'lere değin uzanmaktadır. M.Ö. 2000'lerde tarım ve hayvancılığın yanı sıra bakırı kullandıkları, seramik eşya ve daha sonra da tunçtan aletler yaptıkları bilinmektedir.

Meotlar (Adıgece: Mıvıt'; Mıvet'; Mıvt'e; Мыут1э) olarak adlandırılan kavimlerden geldiği kabul edilen Çerkesler, M.Ö. 8. yüzyılda Kimmerlerle, M.Ö. 6. yüzyılda da kuzeyde İskitlerle, Karadeniz kıyısında da Greklerle komşuydular

İskit ve Greklerle kurulan ilişkiler, ekonomik ve kültürel gelişmenin yanı sıra Çerkes kentleri ve yazısının ortaya çıkmasını da sağladı.

M.Ö. 5. yüzyılda merkezi Sindika limanı ya da Grekçe Gorgippia (bugünkü Anapa) olmak üzere Bosporos Krallığı'nın yanı başında,Meotların bir topluluğu olan Sindler tarafından kurulan Sind Krallığı ya da Sindika bulunuyordu.

Sindika, varlığını en az bir yüzyıl kadar sürdürdükten sonra, dış saldırılardan korunma amacıyla da, M.Ö. 4. yüzyılda, Bosporos kralı Levkon'un hükümdarlığı döneminde (M.Ö. 349-348) Bosporos Krallığı'na katıldı. Bosporos Krallığı'nın, M.Ö. 3. yüzyılda, ucuz Mısır buğdayının rekabeti (1) sonucu, ekonomik ve askeri çöküş sürecine girmesinden yararlanan İskitler'in izleyicileri olan Sarmatlar, M.Ö. 2. yüzyılda Kuzey Kafkasya topraklarını ele geçirdiler.

Bu dönemlerde Çerkeslere Zykh (Зихы) ve Kasog gibi adlar verilmeye başlandı.

Çerkesler, Sarmatlar'ı ancak M.S. 1. yüzyılda Maniç ırmağının kuzeyine sürmeyi başarabildiler.

Sarmatlar'dan sonra 4. ve 5. yüzyıllarda Alanlar ve Hunlar da bölgeye geldiler.Gotlar, ardından Hun saldırıları sonucu kıyı kentleri ve deniz ticareti yok oldu ve Çerkesler verimli topraklarının hemen hepsini yitirdiler. Hunların çekilmesinden sonra Çerkesler eski topraklarını geri aldılar, kuzeyde Ukrayna ve Kırım'a değin yayıldılar.

1223'de Kafkasya'yı istila etmeye başlayan Moğollar Çerkeslerin bir bölümünü ve Alanlar'ın çoğunu yok ettiler. Bunu izleyen Altın Orda saldırıları sırasında topraklarının büyük bir bölümünü yitiren Çerkesler, buna karşılık Alanlar'ın bazı topraklarını ele geçirdiler.

Kuban Irmağı boyunca uzanan bu yeni topraklar üzerinde 14. yüzyılda Kabardey bölgesi oluştu. Altın Orda devletinin yıkılmasından sonra daha önce yitirdikleri toprakların bir kısmını geri alan Kabartay Çerkesleri, bu kez de Kırım Hanlığı'nın baskıları ile karşılaştılar.

Rus yayılmasının başlaması

Kırım Hanlığı'nın Kabartayları ağır bir vergiye bağlaması Kabartay Çerkeslerinin Rusya'ya yaklaşmasına yol açtı. Rusya, 1556'da Astrahan Hanlığı'nı ilhak etti ve Kabartaylarla komşu oldu. Bundan yararlanan Kabartaylar Kırım egemenliğinden çıkıp 1557'de Rus koruması (egemenliği) altına girdiler.

Bu oluşum Terek Irmağı kuzeyinde bulunan toprakların Ruslar tarafından barışçı bir biçimde kolonileştirmesini, Oset, İnguş, Çeçen ve Dağıstanlılar arasında da Rus etkinliğinin artmasına yol açtı.

Kabartay-Rus dostluğu 18.yüzyıl ikinci yarısına (1774'te Kabardiya ve Osetya'nın,1783'te de Kırım'ın Rusya'ya ilhak edilmesine) değin sürdü.1774 sonrasında Osmanlı-Rus dengesi,Osmanlılar aleyhine bozuldu,onun yerini Batı-Rus dengesi aldı.Osmanlı Devleti,bu yeni denge içinde zayıf bir tampon devlet konumuma geldi.Dolayısıyla Çerkeslere gerekli yardımlarda bulunamadı.

Osmanlı-Çerkes İttifakı

1739 Belgrad Antlaşması ile Kabardiya'ya, Rus ve Osmanlı devletleri arasında "bağımsız" ya da "tarafsız bölge" statüsü verildi.

Rus yayılmacılığından kaygı duyan Çerkesler (Adıgeler), 1768-74 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Osmanlılar'dan yana tavır aldılar, ama savaş Rusların, Osmanlıları yenmeleri, Gürcistan'a girmeleri, Kabardey bölgesi ile şimdiki Kuzey Osetya'yı ilhak etmeleriyle sonuçlandı.

Bu arada Kırım'ı ve Kuban Irmağının kuzeyinde, Kuban ve Azak Denizine dökülen Yeya ırmakları arasında bulunan ve Kırım'a ait olan Nogay ve Çerkes nüfuslu toprakları da ilhak eden ve bu bölgede bir etnik temizlik ve soykırım uygulayan Ruslar, 1783'te Gürcistan'ı (Kartlı ve Kaheti) koruma altına aldılar; ayrıca Mozdok'tan başlayıp Kuban Irmağının sağ (kuzey) yakası boyunca batıda Karadeniz'e, doğuda da Terek Irmağının sol (kuzey) yakası boyunca Hazar Denizi'ne uzanan, üzerinde kale, karakol ve gözetleme kuleleri bulunan müstahkem hatlar inşa ettiler.

Bu arada Çerkesya'yı doğudan da, Kafkas Sıradağlarına değin uzanan müstahkem hatlarla çember içine aldılar. Bunun üzerine Çerkesler (Adigeler) Türklerden yardım talebinde bulundular, böylece Türk-Çerkes ittifağının ve Anapa kalesinin temeli atılmış oldu (1781).

Kuzey Kafkasya halkları (yani Adıge, Çeçen ve Rus korumasındaki hanlık toprakları dışındaki özgür Dağıstanlılar) artan Rus yayılmasına karşı bir tepki olarak İmam Mansur önderliğinde direniş hareketlerini başlattılar, 1787-91 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Osmanlıların yanında savaştılar, ama savaş Ruslar'ın Anapa'yı ve buradaki İmam Mansur'u ele geçirmesiyle sonuçlandı (1791). Anapa, 1792 Yaş Antlaşması ile Osmanlılara geri verildi.

1806-12 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Nisan 1807'de Anapa yeniden Rusların eline geçti. Ama 1812 Bükreş Antlaşması ile, Anapa ile birlikte, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından başlayıp güneyde Bzıb (Psıb) Irmağına ulaşan Çerkesya kıyılarının denetimi,Ruslarca Osmanlılara geri verildi.

Bzıb Irmağından, daha güneydeki Rion Irmağına (Poti'ye) kadar olan yerlerin denetimi de (Abhazya Prensliği dahil), Ruslara bırakıldı (2). Böylece Ruslar, bağımsız bir ülke olan Çerkesya'yı Osmanlı Devleti ile ilişkilendirip ileride işgal etmenin alt yapısını oluşturmaya çalışıyorlardı.

Çerkesya Kurtuluş Savaşı (1829-1864)

1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlılar Çerkesya'nın kıyı, yani Kuban ve Bzıb ırmakları arasında bulunan kıyı kesiminin denetimini Ruslara devrettiler.

Ruslar bunu, tüm Çerkesya'nın hukuken kendilerine bırakılmış olduğu biçiminde ilan ettiler. Çerkesler ise, Türklere bağlı olmadıklarını, sadece müttefik olduklarını öne sürerek,1829 Edirne Antlaşması hükümlerini tanımadılar,ama hukuksal anlamda başarısız kaldılar.

Ruslar, 1837'de Karadeniz kıyısı boyunca Anapa'dan Sohum'a değin uzanacak bir kıyı hattı kurma çalışmalarını başlattılar. 1838'de Çerkeslerle çarpışarak, Soçi ve Tuapse ırmakları ağızlarını ele geçirip kıyı boyunca kale ve karakollar kurmaya başladılar.

Ayrıca, Gelencik limanından başlayıp ülke içinden geçen ve şimdiki Krasnodar kenti batısına (Olginsk) uzanan bir hat daha inşa ettiler. 1839 yılı sonunda Çerkesya hem karadan ve hem de denizden tam bir kuşatma altına alınmış ayrıca ikiye bölünmüş oldu.

Ayrıca, doğudan batıya doğru savaşarak ilerleyen Ruslar, Çerkesya'nın Base Ovası'nı işgal ederek Laba Irmağı'na dayandılar. Laba ve Kuban ırmakları arasında bulunan Base Ovası'nı katliam ve etnik temizlikten geçirdiler, buraya stanitsalar yerleştirdiler.

Base Ovası'ndan sürülen Adıge ve özellikle Besleney kalıntıları (2 köy), Kabardiya'dan getirilen göçmenler ve güneydeki yüksek dağ vadilerinden indirilen Abazalarla takviye edilerek, Küçük ve Büyük Zelençuk ırmakları vadilerine yerleştirildiler. Bu yerleştirme alanında şimdi RF'ye bağlı Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti bulunmaktadır.

Öte yandan egemenlik alanı gitgide daralan Çerkesler, 1840 yılı ilkbaharında Karadeniz kıyı hattı ile ülke içinden geçen Gelencik Hattına saldırarak bu hatları yıktılar ve kalelerin çoğunu ele geçirdiler.

Dağıstan ve Çeçenya'da Ruslar'a karşı mücadele eden İmam Şamil, Çerkeslerle birleşmek için 1846'da Kabardey bölgesine yürüdü, ama Rus işbirlikçisi Kabardey derebeylerinin muhalefeti ile karşılaştı ve birleşme girişimi de başarısızlığa uğradı.

Şamil, 1848'de Naiplerinden Muhammed Emin, Çerkesya'ya gönderildi. Ama tüm çabalara karşın, Çerkeslerle bir bütünleşme sağlanamadı.

Kırım Savaşı ve sonrasındaki Çerkes sürgünü

1853-56 Kırım Savaşı sırasında Çerkesler, Müttefik baskısı nedeniyle Rusların tahliye ettikleri kıyı kalelerini, bu arada Novorossiysk kenti ile Taman Yarımadası'nın bir bölümünü geri aldılar.

Ama Müttefikler'in savaşa son vermeleri, kendi çıkarları ile yetinmeleri sonucu, Çerkesler ve Şamil kuvvetleri, eşitsiz olarak Ruslarla başbaşa kaldılar. İmam Şamil'in 1859'da şartlı teslim olmasından (Eylül 1859) sonra, naibi Muhammed Emin de Ruslara anlaşmaya vardı (Aralık 1859).

1859'da Adıge derebeyi toplulukları (Beduğ, K'emguy, Besleney, vb) ve 1860'da Anapa yöresindeki demokratik Natuhay topluluğu Ruslara boyun eğdi. Rus Hükümeti, üç önemli demokratik Çerkes topluluğunun (Abadzeh,Şapsığ, kabertay ve Vıbıh),özellikle Vıbıhlar'ın,takas olarak, Ruslarca gösterilen yerlere yerleşmeyi reddetmesi üzerine, Çerkesleri zorla topraklarından çıkarma kararı aldı ve uygulamaya soktu (1862),böylece insanlık tarihinin en acı sayfalarından birini oluşturan Çerkes sürgünü başladı.

1862'de harekete geçen Ruslar, Çerkes köylerini basıp yakmaya, geri dönüşü olanaksızlaştırmak için de tarlaları tahrip ederek, dahası meyve ağaçlarını bile keserek halkı Karadeniz kıyısına doğru sürmeye başladılar.

Bu durum karşısısında önce Abadzehler savaştan çekildiler. Şapsığlar da ardından ateşkes imzladılar (Ekim 1863).Bölgelerini boşaltmaları için,Şapsığlara 6 Mart 1864'e kadar süre tanındı.

Ruslar, Şubat ve Mart 1864'te, ateşkesin yürürlükte olduğu Şapsığ toprakları üzerinden,ateşkes imzalamamış olan daha güneydeki Vıbıh topraklarına doğru ilerlemeye başladılar; Şapsığ gözlemcilerin eşliğinde,önce Şapsığ yöresi Tuapse'yi,ardından 19 Mart 1864'teki kısa bir drenişten sonra,24 Mart 1864'te ateşkesi imzaladılar .

Ruslar 25 Mart 1864'te Soçi'deki eski kaleleri Navaginsk'i,çarpışmasız ele geçirdiler. Nüfuslarının dörtte biri kadarı köle olan Vıbıhlar, Türkiye'ye göç etmek istediklerini Rus komutanlığına bildirdiler ve kölelerini de alarak Türkiye'ye göç ettiler.

1861'de Rusya'da köleliğin kaldırıldığını bilen Osmanlılar, Vıbıh göçünü özendirmek için 1855'te yasaklamış oldukları Çerkes köle ticaretini yeniden serbest bıraktılar

Vıbıhların tesliminden sonra,küçük Abaza toplulukları olan Ciget, Ahçıpsı, Aibga ve Pshulara yönelik harekat başlatıldı. 7-11 Mayıs arasında yürütülen harekat sonucu Aibgalar da 12 Mayıs 1864'te boyun eğdler.

21 Mayıs 1864'te Ruslar Kafkas Savaşı'nın sona erdiğini Mzımta Irmağı yukarısındaki Kbaada Yaylasında (şimdiki Krasnaya Polyana) bir dini ayin ve askeri tören düzenleyerek ilan ettiler

Çerkesya bu tarihten başlanarak Çerkes nüfusundan arındırıldı ve Ruslarca ele geçirilen bu yeni topraklar "Kuban Ordusu Yönetim Bölgesi" içine eklendi (4). Bununla birlikte Şapsığ ve Vıbıhların üstündeki dağlarda barınan ve inatçı direnişçiler olarak tanınan Hak'uçlar (Хьак1уцу) Ruslara boyun eğmeyi ve topraklarından ayrılmayı kabul etmediler.

Bunu üzerine Ruslar kıyıdaki Aşe, Psezuape, Tuapse, Soçi ve Mzımta Irmakları havzalarını koruma altına almak ve Hak'uçlara boyun eğdirmek için, Haziran 1865'te Hak'uç Hattını kurdular.

Dağların iç yamaçlarına ve geçitlere de askeri birlikler yerleştirerek, Hak'uçları çember içine aldılar. Hak'uç direnişi yer yer 1870'li yıllara,direnişçiler direnene dek sürdü. Hak'uç kadın, çocuk ve yaşlıları ise açlık ve soğuk nedeniyle barındıkları mağara ve kuytu köşelerde öldüler.

1880'de Hak'uç sayısı 83'e, Vıbıh sayısı da 80'e düşmüştü. 1859 yılı öncesinde Rus işgaline uğramış olan Orta Kuban ve Orta Laba ırmakları solundaki ovalarda küçük bir Çerkes nüfusu, kısmen de iç sürgün (relocation) yoluyla Kuban oblastında bırakıldı.

Bu yerlerde bırakılan Çerkes sayısı 1864'te 80 bin dolayında tahmin ediliyordu , ülke dışına göç ettirme (deportasyon) politikasının daha sonra da,sürdürülmesi nedeniyle Kuban oblastındaki Çerkes sayısı 1897'de, 30 bini şimdiki Adigey ve Şapsığ (Tuapse ve Soçi) bölgelerinde, ayrıca 13 bini de şimdiki Karaçay-Çerkesya'da olmak üzere 43 bine düşmüştü.

Çerkesler Osmanlı topraklarında

Asıl Çerkes nüfusu ise deniz yoluyla Osmanlı topraklarına deporte (sürgün) edildi. Gemilere bindirilen Çerkesler, Karadeniz'in Anadolu kıyılarındaki limanlara (Batum, Trabzon,Adapazarı (Sakarya) Ordu, Samsun, Sinop ve şimdiki Akçakoca) çıkarıldı.Bir bölümü de Burgaz, Varna ve Köstence'ye götürülerek Balkanlar'a yerleştirildi.

Göç sırasında açlık ve salgın hastalıklar yüzünden çok sayıda Çerkes öldü. Balkanlar'a yerleştirilen Çerkesler de,1878 Berlin Antlaşması gereğince,yeniden Osmanlı Asyası ve Afrikası topraklarına göç ettirildiler.

Bunlar Anadolu, Kıbrıs, Suriye, Ürdün, İsrail ve Mısır gibi boş yer bulunan hemen her yere dağıtılarak yerleştirildiler. Anadolu'ya göç ettirilenler, yoğun olarak Orta ve Batı Karadeniz, Kuzeybatı, Batı, İç Batı, İç Doğu, Orta Anadolu ve Doğu Akdeniz'e, Bingöl ve Bitlis'e yerleştirildiler. Sürgün ve yerleştirme giderleri Osmanlı Hükümeti'nce karşılandı.

Kafkasya'da kalan Çerkes topluluklarına özerklikler verilmesi

1830'da G.V. Novitski'ye yaptırılan bir Rus askeri araştırmasına göre 1.082.200 tahmin edilen ("Kubanskie oblastnıe vedomosti", No.38, 1884) Kuban oblastındaki (Çerkesya) Çerkes nüfusu (aslında 2 milyon), savaş, etnik temizlik ve deportasyon uygulamaları sonucu,1864'te 80 bine, 1880'de 60 bine, 1897'de de 30 bine düşmüştü.Bu sayıya şimdiki Çerkessk yöresi Adıgeleri (Kabartay, Besleney) ile asıl Kabartaylar da eklendiğinde sayı, 1897'de 145 bini buluyordu.

27 Şubat 1917'de Rusya'da Çarlık rejimi çöktü ve Çar II. Nikola tahttan indirildi. Bundan sonra ilk olarak Kuban ve Terek oblastlarında (il) yönetime katılan Çerkesler özerklik istediler ve 1917 Ekim devriminden sonra Dağıstan ve Terek'te yaşayan Kuzey Kafkas halklarını temsil etmek üzere 1 Aralık 1917'de Vladikavkaz'da kurulan Terek-Dağıstan Bölgesel Hükümeti'nde yer aldılar.

Bu hükümetin Sovyetleri tanımayan karşı devrimci Kuban ve Don yerel hükümetleriyle birlikte oluşturduğu 'Güneydoğu Birliği', Mart 1918'de Sovyet güçleri tarafından ortadan kaldırıldı.

Sovyetlere karşı çarpışan General Denikin 1919'da Kuban ve Terek oblastlarını ele geçirdiyse de, Sovyetler Mart 1920'de duruma yeniden egemen oldular.

Kasım 1920'de Rus SFSC'ye bağlı Dağıstan ÖSSC ve Dağlı ÖSSC kuruldu ve bu kuruluşlar Ocak 1921'de onandı.

Dağlı ÖSSC içinde bir ulusal okrug (ilçe) oluşturan Kabardey Çerkesleri, 1 Eylül 1921'de Dağlı ÖSSC'den ayrılarak Kabartay Özerk Oblastı'nı (sancak) oluşturdular.

Sırasıyla, 12 Ocak 1922'de, şimdiki Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti yerinde Karaçay-Çerkes, 16 Ocak 1922 'de Kabardey-Balkar ve 27 Temmuz 1922'de Adigey özerk oblastları ve en son 23 Eylül 1924'te, Karadeniz kıyısında da Şapsığ Ulusal Rayonu (ilçe) oluşturuldu.

Aralık 1936'da Çerkes nüfusunun çoğunluğunun yaşadığı Kabartay-Balkar ÖSSC; 3 Temmuz 1991'de de, daha az sayıda bir Adıge nüfusunu barındıran Adıgey (ya da Adıge) ve Karaçay-Çerkes oblastları da birer cumhuriyet oldular

Bu üç cumhuriyet, şimdi Rusya Federasyonu (RF) içindedir.

Şapsığ Ulusal Rayonu ise 24 Mayıs 1945'te kaldırıldı, ancak Şapsığlar'a (toplamı 12 bin) 1999'da, RF içinde koruma altında küçük bir yerli toplum statüsü tanındı, dilleri yerel birimlerde (komponent) kullanılan eğitim (ders) dilleri arasına alındı. 2002'de, Şapsığlar dışında, RF'deki Çerkeslerin toplam sayısı 712.244'e ulaşmıştı


En son AyMaRaLCaN tarafından Perş. Nis. 19, 2012 4:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:27 pm

Adigeler

Adıgeler ya da Batı Çerkezleri (Adigece: Адыгэхэр).

Avrupa halklarından biri olan Adigeler, Kuzey Kafkasya’nın yerli halklarındandır.

Günümüzde Adıgelerin çoğunluğu, Rusya Federasyonu (RF) içinde bulunan Adıgey Cumhuriyeti (AC) ile Krasnodar Kray'daki yerli halkı oluşturmaktadır.

Adıgeler,AC'nin 447.109 (2002) olan toplam nüfusunun % 24.2'sini oluşturur.


Adıgey (batı) Adıgeleri'nden ayrı olarak, 2002'de 439.470 olan Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti nüfusunun % 11.3'ü de Adıge (Kabardey ve Besleney) asıllıdır ve Karaçay-Çerkesya'daki Adigelere, Rus resmi literatüründe Çerkes denilmektedir.

Ayrıca,2002'de 901.494 olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti nüfusunun % 55.3'ünü oluşturan Adıgelere de "Kabardey" denilmektedir.

Adıgelerin Şapsığ ya da Rus yazılışıyla Şapsug topluluğunun bir bölümü adına 23 Eylül 1924'te Tuapse merkezli olarak Karadeniz kıyısında Şapsığ Ulusal Rayonu kurulmuş, ama Krasnodar krayına bağlı olan bu rayon 24 Mayıs 1945’te kaldırılmış, toprakları da şimdiki Soçi (Saçe) metropolitan alanı ile Tuapse rayonu içine alınmıştır.

Buraya "Karadeniz kıyısı Şapsığyası" (Хы1ушъо Шапсыгъэ) özel adı verilmekte olup buradaki Adıgelere de, 1999'dan beri RF'de resmen Şapsığ denilmektedir.

Öte yandan Adıge ya da yanlış okunuşuyla Adige terimi, pek çok dilde Çerkesler olarak bilinen Adıge halkının kendi kendisine verdiği özgün addır.

Çerkes terimi,özellikle Türkiye ve ABD'de Kuzey Kafkas halklarını toptan adlandırmak için de kullanılır.

Adıgeler, Adigece (Адыгабзэ) olarak adlandırılan, Kuzeybatı Kafkas dillerinden birini konuşurlar.

Adıgeler, RF dışında, çoğu Türkiye'de (3 milyondan çok) olmak üzere 40 kadar değişik ülkede yaşarlar. Bunlar Adıge Diasporasını oluştururlar.

2002'de,12 bin dolayındaki Şapsığ nüfusu dışında, RF'deki Adıgelerin toplam sayısı 131.769 olup,bunun 108.115'i de AC'nde idi.

Adıge (131.769),Çerkes (60.517) ve Kabardey (519.958) adlarını taşıyan bütün Adıgelerin (Çerkeslerin) RF'deki toplam sayısı 2002'de 712.244


En son AyMaRaLCaN tarafından Perş. Nis. 19, 2012 4:33 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:28 pm

Çerkesler Kimdir ?

Kafkasyaya ayak basan ilk gezginler, yaşlı bir adamla karşılaşmışlar ve sormuşlar; “sen de kimsin, nereden çıktın ?”.

İhtiyar yanıtlamış : “koca dünya pelte halindeyken, yeryüzü henüz kabuk bağlamışken, gökleri ağlarla gerip yükseltirlerken, toprak lavla dövülüp sertleştirilirken, ulu dağımız küçücük bir tümsek gibiyken, koca İdil'i küçükler adımlayıp geçerlerken, İşte o zaman ben ak sakallıydım”

KİMLERE ÇERKES DENİR ?

M.Ö. 5. yüzyıldan itibaren Kafkasya'yı gezip gören ve eserlerinde buradan bahseden Heredot, Hellenikus, F.Arrivan, Strabon, Romalı Pliny gibi antik dönem seyyah ve tariçilerin ile Ruslar, Gürcüler, Tatarlar ve Araplar; Kuzey Kafkasya'nın otokton (yerli) hakları için Kas, Kask, Kasog, Kasogi, Sirkas, Kerkes, Kerakes gibi isimler kullanmışlardır .

Bu tanımlamalar, zamanla batı söylemi ile Cirkas, Cirkassi, Cirkasyen ve nihayet Arapların kullandığı Şerakise, Çerakise gibi ifadelerinden hareketle “ÇERKES” sözcüğüne dönüşmüş ve literatüre geçmiştir.

“Çerkes” kavramı, Kafkasya'da yaşamakta olan haklardan herhangi birisinin doğrudan adı değildir. Orada her halk, kendi tarihi adıyla yaşar ve adıyla bir cumhuriyete sahiptir.

Çeçenler Çeçenistan'da, Abhazlar Abhazya'da, Osetler Osetya'da, Adıgeler Adıgey'de, Dağıstanlılar Dağıstan'da yaşar .

“Çerkes” ismi, dar anlamda Kuzeybatı Kafkas kökenli Adıge-Abaza-Ubıh gruplarını, en dar anlamda ise sadece Adıge grubuna mensup boyları kapsamaktadır.

Osmanlı'dan günümüze kadar olan literatürlerde, göçler ve sürgünler sonucunda Kafkasya'dan gelen tüm göçmenler bir üst kimlik olarak ‘Çerkes' adıyla tanımlanmıştır .

ÇERKESLER HANGİ IRKTANDIR ?

Adıge-Abhaz-Ubıh grupları, Çeçen-İnguş ve Dağıstanlı grupların önemli bölümü ile Gürcüler, var olduklarından beri Kafkasya'da yaşamış en eski yerli (otoktan) halklardır.

Bu halkların tamamı beyaz ırka mensupturlar. Bugün Kafkasya'da yaşamakta olan 40'ı aşkın halk arasında, Kafkas ortak kültürü oluşmuştur. Dillerin çoğalıp farklılaşmasında büyük etkileri olan, farklı ırklardan gelen kafkaslılaşmış halklar da artık bu kültürün ayrılmaz bir parçası konumundadırlar.

Beyaz Kafkas ırkından olanlar :

Adıge boyları, Abhaz (Abaza'lar), Ubıhlar

Çeçen-İnguşlar

Dağıstanlılar (Lezgi, Avar, Lak, Tabasaran, Agul vb.)

Türk soylular :

Karaçay-Balkar, Nogay, Kumuk, Karapapak, Azeriler

İndo-Germen ırkından olanlar :

Osetler (Digor, İgor), Tat, Talis, Fars, Ermeniler

Slav ırkından olanlar :

Ruslar, Don Kazaklari, Ukraynalılar


En son AyMaRaLCaN tarafından Perş. Nis. 19, 2012 4:32 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:29 pm

Çerkezlerle ilgili bilgiler

Çerkezler 16. asırdan sonra Çarlık Rusya’nın saldırı, soykırım ve sürgünleri ile anavatanlarında azınlık haline düştüler. 16. asırdan Rusya’nın Kafkasya’ya tamamen egemen olduğu 19. asra kadar Çerkezler ve Kafkasya’da yaşayan halklar çok zayiat verdiler.

Sürgünler, çileler, savaşlar birbirini takip etti. 1804 yılında Rus generali Tsitsianov’un bildirisinde “Çerkezlerin kanıyla topraklarınızı sulamak arzusu ile vücudum sarsılıyor... Size sesleniyorum ki, benim süngü, gülle ve kan nehri metodum ile topraklarınızdan akan nehirlerin suyu bulanık akmayacak, ailelerinizin kanıyla boyanmış olarak kıpkırmızı akacak...”

1804’den önce birkaç asır bu topraklar kan ile sulandı. Rus zulmüne maruz kaldılar. Rusya’nın, Osmanlının Kafkasya’ya hakim olmasını; Osmanlının da Rusya’nın Karadeniz’e inmesini önlemek başlıca hedefi idi.

Osmanlı ile Rusya 16 savaş yaptı. Çerkezler Osmanlı ile Kırım Tatarları ile tanıştılar. Çerkez ülkesine sefer düzenleyen Osmanlı ve Kırım Tatar ordusu büyük zayiat vererek geri çekildi.

Çerkezler ilk önce Rusya’ya yaklaşmak istediler. Kısa zamanda Rusya’nın emperyalist politikasını anlayarak Osmanlıya döndüler. 1816-1827 yılları savaş, veba salgını ile Kabardeylerin 300 bin olan nüfusu 35 bine indi.

Yermelov 1822 yılında bütün Kabardey bölgesini yakıp yıktı. Nalçik’te Rusya istihkam inşa etti. Rusya’nın hakimiyetine karşı çıkan Çerkezler Kuban Nehrinin karşı tarafına geçerek mücadeleye devam ettiler...

1828-1829 Osmanlı- Rus Savaşını bitiren Edirne Anlaşması ile Çerkezya Rusya’ya bırakıldı. Çerkezya hiçbir zaman Osmanlı toprağı ve Çerkezler Osmanlı Sultanının tebaası olmadı. Osmanlı ile Çerkezler arasında sadece dini bağlılık bulunuyordu.

Edirne Anlaşmasından sonra Çar I. Nikola Çeçenlerin fiziki imhası ve sürgünü politikasına karar verdi. Çeçenlerin yurtlarına Hıristiyan Kazaklar yerleştirildi. Rusya Çeçenlere karşı “Divide et İmpera” (Böl ve yönet) metodu ile (Igni et ferro) (Ateş ve kılıçla) taktiğini icra etti. 1839 yılında Rusların Karadeniz’deki ablukası sebebiyle kıtlık yaşandı.

Şapsığlar ve Ubıhlar direnince Ruslar köyleri yaktılar. Üzüm bağlarını ve meyve ağaçlarını kestiler. Şahsığ ve Natuhay Çerkezleri Osmanlıdan 1830’da Edirne Antlaşmasının Çerkezya ilgili maddesinin iptalini istediler. Osmanlı zor durumda idi. Rus ordusu ile (Abzeh, Şapsıg ve Ubıh) birlikleri ile yapılan savaşı Çerkezler kaybetti. (1841 Fars Savaşı


En son AyMaRaLCaN tarafından Perş. Nis. 19, 2012 4:32 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
AyMaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 11/06/08

Mesaj Sayısı : 12267

Rep Gücü : 29249

Rep Puani : 235


MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Perş. Nis. 19, 2012 4:29 pm

Adlandırma

13. yüzyıldan beri bilinen Çerkes adının kökeni hakkında değişik görüşler vardır. Bir görüşe göre ‘Çerkes’ antik çağda Yunanlıların bugünkü Novorossiysk (Tsemez) ve Gelencik arasında yaşayan yerel bir kabileye verdikleri ‘Kerket’ adından gelmektedir. Başka bir görüşe göre, Çerkes adını onlara Ortaçağ’da komşu Türk halkları vermiştir. Başka bir görüşe göre ise kökeni Farsçadır. Etimolojisi de bu görüşler kadar farklıdır (‘çeri (asker) kişi’, ‘çeri (asker) kesen’, ‘cer (yer) kazan’ vb.)

Kafkasya’ya yakın coğrafyadaki dillerde isim ‘Çerkes’ olarak yerleşmiştir. Bu dillerden alıntı yapan birçok Batı dilinde de aynı ya da benzerdir (Alm. Tscherkessen, İng. Circassian, Fra. Circassien). Çerkesler kendilerine Adığe adını verirler. Komşu halklardan Abazalar (Abhazlar) Çerkesleri Azıhua, Osetler de Kaşgon/Kasgon olarak adlandırır.

Rusçada önceleri Çerkes adı altında bütün Adığe grupları tanımlanırken, Sovyetler Birliği’nin ilk yıllarında terminoloji değişime uğradı ve kurulan idari birimlere göre adlandırma yapıldı. Adıgey’de yaşayan Çerkesler ‘Adıgeyli’ (adıgeyetsı), Karaçay-Çerkes’tekiler ‘Çerkes’ (çerkesı), Kabardey-Balkar’dakiler ‘Kabardey’ (kabardintsı), Şapsığ Ulusal Bölgesi’ndekiler de ‘Şapsığ’ (şapsugi) adlarıyla Adığelerin alt etnik grupları ilan edildi. Rusçada bugün de kullanılmaya devam eden bu terminolojiye göre ‘Çerkes’ aslında etnik değil, sadece Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti’ndeki Çerkesleri belirten coğrafi bir tanımdır. Dolayısıyla Rusçada 1920’lerden önceki ve sonraki ‘Çerkes’ terimi farklı anlamlara gelmektedir. Son yıllarda buna karşı eleştiriler artmakta ve tarihi/etnik adlandırmaya dönme eğilimleri artmaktadır.

Türkiye’de ise farklı bir karışıklık söz konusudur. Çerkesler dışında Anadolu’da Kafkas göçmeni olarak Abaza, Oset, Çeçen, Karaçay, Dağıstanlı Avar-Lezgi halkları da yaşamaktadır. Yaklaşık 150 yıl önce Osmanlı topraklarına gelen Kuzey Kafkasyalı göçmenlerin büyük çoğunluğunun Çerkes olması; kıyafet, gelenek görenek, dans ve müzik vd. kültür öğelerinin benzerliği gibi nedenlerle diğer Kafkas halkları da bu coğrafyada Çerkes olarak adlandırılmıştır. Anadolu’nun bazı bölgelerinde bu dış algı zamanla içselleştirilmiş ve seçkinler tarafından da siyasi olarak formüle edilmiştir. 1990’larda başlayan bilgilenme ve yeniden kimliklenme sürecinde bu terminoloji de değişmeye ve yerli yerine oturmaya başlamıştır.

Tarih

Çerkesler Batı Kafkasya’nın yerli halkıdır. M.Ö. I. bin yılda adları bilinen Sindler ve Meotlar, erken Ortaçağ’daki Zihler ve Kasoglar Çerkeslerin ataları kabul edilirler. 4. yüzyılda Hunlar, 6. yüzyılda Avarlar, 7. yüzyılda Hazarlar, 10. yüzyılda Rus Tmutarakan Prensliği Çerkes topraklarını işgal ettiler. 13. yüzyılda Moğolların, 14. yüzyılda da Timur’un istilası daha yıkıcı oldu. 16. yüzyılda Rusların bölgeye gelmesiyle başlayan süreç ise bağımsız Çerkes ülkesinin sonunu getirdi.

Rus ordusu birlikleriyle Çerkesler arasında 1700’lerin sonunda (Rus resmi tarihine göre 1817’de) başlayan kanlı ve eşitsiz savaş, 21 Mayıs 1864’te Çerkesya’nın tamamının Rusya tarafından ele geçirilmesiyle sona erdi. Savaşın ve işgalin sonuçları Çerkesler için çok ağır oldu. 1850’lerin sonundan 1865’lerin sonuna kadar olan dönemde 1 milyondan fazla Çerkes Osmanlı İmparatorluğu topraklarına sürgün edildi. 1865'den sonra da onbinlerce Çerkes baskı ve zorlama ile göç ettirildi. Bunun sonucu olarak Çerkesler nüfuslarının ezici çoğunluğu diasporada yaşayan bir halk konumuna geldi.

Yerleşim

Çerkeslerin anavatanı Osmanlı kaynaklarında Çerkezistan, Batılı ve Rusça kaynaklarda ise Çerkesya olarak adlandırılan, Kuzey Kafkasya’nın batı ve orta bölgesidir. Çarlık Rusyası’nın 1800’lerin başından itibaren bölgeyi işgali ve kolonizasyonuyla birlikte Çerkesya’nın etnik haritası da değişmiştir. 1864’te savaşın bitmesi ve Çerkeslerin Osmanlı topraklarına sürgün edilmesiyle ülkenin büyük bölümünde Çerkes yerleşimlerinin varlığı sona ermiştir.

Çerkesler bugün Kafkasya’da, 1920’lerde Sovyetler Birliği’yle birlikte kurulan ve tarihi Çerkesya’nın küçük bir bölümünü kaplayan üç idari birimde (Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetleri) yaşıyorlar. Ayrıca Krasnodar Krayı’nda (Lazarevsk ve Tuapse) ve Kuzey Osetya sınırları içindeki Mozdok’ta az sayıda Çerkes bulunuyor.

Türkiye’de 600 civarında Çerkes yerleşimi Trakya, Doğu ve Güneydoğu bölgeleri hariç bütün Anadolu’ya dağılmıştır. En yoğun Çerkes yerleşimi Sinop, Samsun, Çorum, Amasya, Tokat, Yozgat, Sivas, Kayseri, K.Maraş, Adana hattı ile orta batı Anadolu’da ve Marmara bölgesinde (Eskişehir, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Sakarya, Düzce) bulunmaktadır.

1863-65 yıllarında yoğun olarak yerleştirildikleri Balkanlar’ı 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında terk etmek zorunda kaldıkları için bugün Balkanlar’da Çerkes yerleşimi yoktur. Kosova’da kalan son Çerkes topluluğu da 1998 yılında Kafkasya’ya dönmüştür. Türkiye dışında, eski Osmanlı toprakları olan Suriye, Ürdün ve İsrail’de Çerkesler yaşamaktadır

Nüfus

Merkezi devlet yapıları olmadığı için Çerkeslerin 1800’lerden önceki nüfuslarına dair veri yoktur. Rus askeri istihbaratının raporlarına ve görevli araştırmacıların verilerine dayanan 19. yüzyılın ilk yarısına ait nüfus bilgileri ise tamamen tahminidir ve 500 bin ile 2 milyon arasında değişmektedir. 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı topraklarına yerleşen Kafkasyalıların nüfusu, birçok araştırmacı tarafından 1.000.000 -1.500.000 olarak verilmektedir. Bu nüfusun büyük çoğunluğu Çerkestir. Göç yolundaki felaketler, daha sonra yerleştirildikleri yerlerde hastalıklar ve ayrıca savaşlar nedeniyle yaşanan büyük nüfus kaybı sonucunda, 20. yüzyılın başında Anadolu’da Çerkes nüfusu 500.000’e inmiştir. Bu bilgilere dayanarak bugün Türkiye’deki Çerkes nüfusunun 2 ile 3 milyon arasında olduğu tahmin edilebilir.

Ortadoğu’daki Çerkes nüfusu hakkında ilk güvenilir veri 1935’te Fransız ve İngiliz manda yönetimlerinin yaptığı sayımın sonuçlarıdır. Buna göre, o tarihte Çerkes nüfusu Suriye’de 25.000, Ürdün’de 9.000 ve bugün İsrail sınırları içinde kalan Filistin topraklarında ise 900 kişidir. 1967’de İsrail’in Çerkes nüfusun yoğun olduğu Golan’ı işgal etmesiyle, burada yaşayan Çerkeslerin bir kısmı Şam’a yerleşmiş, bir kısmı da ABD’ye göç etmiştir. Bugün Suriye’de 50-60 bin, Ürdün’de 30-40 bin Çerkes nüfusu olduğu tahmin edilmektedir. İsrail’de de 3000 civarında Çerkes yaşamaktadır.

Kafkasya’da kalan nüfusla ilgili bilgiler, Rus bürokrasi geleneği sayesinde daha sistemlidir. Rusya’da 1897’den 2002’ye kadar yapılan 8 genel nüfus sayımına göre Çerkes nüfusu şöyledir:

Nüfus Sayımı (Yıl)---Nüfus (Kişi)
1897 -- 76.058
1926 -- 205.195
1939 -- 252.300
1959 -- 313.704
1979 -- 419.568
1979 -- 476.900
1989 -- 568.003
2002 -- 712.234

Toplumsal Yapı

Geleneksel Çerkes toplum yapısı, 19. yüzyıl ortalarına kadar Çerkesya’da yaşadıkları bölgeye veya bağlı oldukları soylulara göre adlandırılan Abzeh, Besleney, Bjeduğ, Çemguy, Hatukoy, Kabardey, Şapsığ ve Ubıh topluluklarından oluşur. Janey, Natuhay, Mamheğ, Mahoş gibi topluluklar, savaş ve hastalıklar nedeniyle nüfusları azaldığından diğerlerine karışmıştır. Bugün bu alt gruplar arasındaki farklılıklar hemen hemen tamamen ortadan kalkmıştır. Türkiye’de Kuzey Kafkasyalı Abazaların (Abazinler) büyük bir kısmı kendilerini bir Çerkes topluluğu olarak görürler. Bu algı Çerkeslerin bir kısmı için de geçerlidir.

Diğer önemli bir özellik de Çerkeslerin geçmişte sınıflı toplum yapısına sahip olmasıdır. Soylular (pşı ve vork) ve onlara bağlı köylülerden oluşan halk tabakası (lhokotl) iki temel sınıftı. Çoğunlukla savaş esirlerinden ve onların çocuklarından oluşan köleler de (pşıl’) bazı araştırmacılar tarafından ayrı bir sınıf sayılmaktadır. Bugün bu sınıfsal yapı ortadan kalkmıştır.

Türkçede “sülale” olarak adlandırılan soy (lhepk) yapısı da Çerkes toplumunda hala önemini korumaktadır. Aynı atadan geldiğine inanan, sayıları binlere ulaşsa da birbirini akraba olarak gören ve kendi içinde evlenme yasağı olan lhepkler sürgünden sonra büyük ölçüde parçalandılar. 1934’te soyadı kanunuyla Çerkeslerin Türkçe soyadı alması zorunlu kılındı, fakat kendi içlerinde Çerkes soyadlarını korumaya ve kullanmaya bugün de devam ediyorlar.

Dil

Çerkesçe (Adığebze) Kafkas Dilleri’nin Abhaz-Adığe Grubu’na ait bir dildir. Kafkas dilleri içinde Abazaca’yla akrabadır. Çoğu ünsüz olmak üzere 50 civarında sese sahiptir. Basit isim çekiminin yanında karmaşık fiil çekim sistemi vardır. İsimler cinslere ayrılmaz. Dil yapısı olarak bağlantılı (bitişken) dillere dahil “kaynaştıran diller” sınıfına girer. Doğu (Kabardey) ve Batı olmak üzere iki lehçesi vardır. Doğu lehçesi Rusça literatürde “Kabardey-Çerkes dili” olarak adlandırılır; Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinde Rusçayla beraber resmi dildir. Batı lehçesi ise “Adıgey dili” adıyla Adıgey Cumhuriyeti’nde resmi dildir. Türkiye’de her iki lehçenin konuşanları da vardır.

Hem Osmanlı döneminde diasporada hem de Kafkasya’da 1800’lerin başından itibaren alfabe denemeleri yapılmışsa da Çerkesçe 1920’lerde yazılı dil haline gelmiştir. Yazısı Kiril alfabesini esas alır.

Adıgey, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes cumhuriyetlerinde Çerkesçe yayın ve eğitim hakkı vardır, fakat pratikte iki alanda da dilin kullanımı sınırlıdır. Suriye, Ürdün ve İsrail’de okullarda Çerkesçe öğretimi vardır. Türkiye’de son yıllarda yasaklar kalktıktan sonra derneklerde kurslarla dil öğretimine başlanabilmiştir; dolayısıyla Çerkesçe bilme oranı özellikle gençlerde ve çocuklarda çok düşüktür.

Din

Çerkesler görece geç Müslüman olan bir toplumdur. 16.-17. yüzyıllardan itibaren Osmanlı Türkleri ve Kırım Tatarları aracılığıyla Müslüman olmuşlardır. Kafkasya’da Kuzey Osetya’nın Mozdok bölgesinde yaşayan 3 bin kişilik bir Hıristiyan topluluk dışında Çerkeslerin tamamı Müslümandır (Sunni-Hanefi).

cerkesarastirmalari
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ay-maral-can.forum-aktiv.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ÇERKES KİMDİR?   Bugün 7:18 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ÇERKES KİMDİR?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Abartisiz Atis Serbest-
Buraya geçin: