Hosgeldiniz.... AyMaRaLCaN Bilgi Paylasim Platformuna..... Cay Isterseniz ( Hayali Büfe ) Smile Sagda Büfemiz Var Buyurun Bir Bardak Alin Afiyetle Icin Seker Bitmis ise Lütfen Zile Tiklayin Servisimiz Yardimci Olacaktir..... ..Keyifli Seyirler Dilerim Smile Bye ...
Yazar ---- > Wink AyMaRaLCaN



 
AnasayfaGüncel KonularGaleriSSSAramaKayıt OlGiriş yap
En son konular
»  Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
Cuma Ara. 14, 2012 7:05 am tarafından AyMaRaLCaN

» Bir Sarkisin Sen
Cuma Ara. 14, 2012 7:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» MerHaba MerHaba :)
Cuma Ara. 14, 2012 6:58 am tarafından AyMaRaLCaN

» Azerbaycan Yemekleri,Azerbaycan Yemek Kültürü,Azerbaycan Mutfağı
Cuma Ara. 14, 2012 6:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» ORHAN AFACAN SIIRLERI Tas Atan Cocuklar
Cuma Kas. 30, 2012 7:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bu Mezarda Bir Garip Var
Cuma Kas. 30, 2012 3:51 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Bizden Geriler (Gam Kasavet)
Cuma Kas. 30, 2012 3:49 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Benim Hayatım
Cuma Kas. 30, 2012 3:48 am tarafından AyMaRaLCaN

» Aşık Mahzuni Şerif - Babasını (Bir Fakirin Hatırını)
Cuma Kas. 30, 2012 3:46 am tarafından AyMaRaLCaN

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Istatistikler
Toplam 7 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: AyBüke

Kullanıcılarımız toplam 28063 mesaj attılar bunda 19753 konu
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi Digg  Sosyal yer imi Delicious  Sosyal yer imi Reddit  Sosyal yer imi Stumbleupon  Sosyal yer imi Slashdot  Sosyal yer imi Furl  Sosyal yer imi Yahoo  Sosyal yer imi Google  Sosyal yer imi Blinklist  Sosyal yer imi Blogmarks  Sosyal yer imi Technorati  

www.ay-maral-can.forum-aktiv.com

Sosyal bookmarking sitesinde adresi saklayın ve paylaşın
En bakılan konular
Xürremiler Herekatı ve Babek
Bir Sarkisin Sen
Azerbaycan Bayragi
Acilinden Kaciyorum ...Görüsmek Umudu Ile <---- Bye
MEN TELESMİREM Semed Vurgun ..1954
Radyo icin Tema Resimleri Resimler Resim
Murat Yıldırım Burçin Terzioğlu Düğün resimleri
MerHaba MerHaba :)
Hiphop - Rap Müzik Şarkı Sözleri
Yeni Büyük Kalp Gif'leri Arşivi 3, Küçük Kalpler, Küçük Hareketli Kalpler, Küçük PNG Kalpler, Küçük Sayfa süsleme Kalpleri, Minik Kalpler, Kırmızı Minik Kalpler, HAreketli

Paylaş | 
 

 2012'de Neler Olacak?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MaRaLCaN
Admin


Üyelik tarihi : 27/03/10

Mesaj Sayısı : 6713

Rep Gücü : 18340

Rep Puani : 218


MesajKonu: 2012'de Neler Olacak?   C.tesi Ocak 29, 2011 8:38 pm

2012'de Neler Olacak? (maya kehaneti)

Dünya belirgin bir
değişim yaşıyor. Belki Maya'ların 21 Aralık 2012 fenomeni ile de
ilişkilendirilebilecek bu oluşumlar şuan bilmediğimiz veya farkında
olmadığımız bir olay için zemin hazırlıyor olabilir. Artık biz
insanlarda sık sık değişen, alışık olmadığımız hava koşullarına,
sellere, ani bastıran şiddetli soğuklara karşı, neler oluyor? Hiç böyle
olmamıştı gibi söylemlerle tepkiler vermeye başladık.

Gerçektende neler oluyor dünya'mıza?

Neler olabileceğine bakmadan önce gelin degişimi düşündüren olaylara bakalım.



1- MAYA KEHANETİ

Bu
konuyu yazarken amacımız insanları korkutmak ve karamsarlığa sürüklemek
değil, şuan pekçok bilim adamının kafasını meşgul eden bir konuyla
ilgili sizlerinde haberdar olmanızı sağlamaktır. Felaket tellallığından
öte, eğer bir felaket gerçekleşecekse, buna hazırlıklı olmak amaçtır.
Çünkü, medeniyetimizi devam ettirmek her türlü amacın üzerindedir.
Bireysel düşünmeyi bir kenara bırakıp, toplum olarak ortak değerlerimizi
ön plana taşımalıyız. Bu illa bir felaket olacak diye değil, yaşam
kalitemizi arttırmak ve gerçekten "torunlarımıza" yaşanabilir bir
medeniyet bırakmak içinde gerekli.

Bu noktadan hareketle neden
2012 sorusunun cevabını ele alalım.Aslında tam olarak 21 Aralık 2012
(veya bazılarına göre 22 Aralık) tarihi ve sonrası olarak ifade edilen
fenomenin çıkış noktası eski bir Güney Amerika medeniyeti olan
Maya'ların kullandığı takvim sistemidir. Özellikle 1990'lardan sonra
gelişim gösteren bu konu hakkında en ciddi araştırmalardan birini
Amerikalı araştırmacı John Major Jenkins yapmış ve bunu 1997 yılında
yayınladığı "Maya Cosmogenesis 2012" isimli kitapta ortaya koymuştu.
Şimdi ayrıntılarıyla inceleyelim.

1- Maya Takvimi

Mayalar
şaşırtıcı bir astronomi bilgisine sahip bir medeniyetti. Sadece Güneş,
Ay ve Mars gibi bugün amatör gözlemcilerin dahi gözlemleyebildiği yakın
cisimlerle değil, neredeyse bütün uzak yıldızları, yıldız gruplarını ve
bunların hareketlerini gözlemlemişlerdi. Hatta bu gözlemleri sayesinde
bir yılı bizim bugün süper bilgisayarlarla hesapladığımız süreden
milyonda bir hata payı ile hesaplamışlardı. Zamanı ölçmede hassas
hesaplara ulaşmak için döngülerden ve iki ayrı takvimden
yararlanmışlardı. Bunların ilki, “kutsal takvim” olarak bilinen ve
20’şer günlük 13 aydan oluşan “Tzolkin” (Gün Sayımı) denen döngüdür. Bu
döngü, 13 rakam ve 20 ismin oluşturduğu kombinasyonları içerir ve 260
günlük sürecin bitiş günü “13 Ahau”dur. “Haab” adını taşıyan bir ikinci
takvim, bugün bizim kullandığımız güneş takviminin çok benzeridir ve
yine 20’şer günlük 18 aydan oluşur. “Uinal” olarak adlandırılan bu 20
günlük ayların toplamı 360 gün yapar ve Maya zaman ölçümünde buna “tun”
adı verilir. Normal güneş yılı için gerekli olan 5 artık gün, 5 tanrının
adıyla “tun”a eklenir (aynı Mısır ve Sümer’de olduğu gibi!) Her iki
döngünün gün sayıları ancak 52 güneş yılı sonra eşitlenir. Tzolkin ile
Haab’ın bitişleri aynı güne denk gelir yani, Tzolkin’e göre 13 Ahau
gününde, Haab da sona ermiştir. Ve diğer döngüleri şu şekildedir:

GÜN SAYISI İSMİ

1 Kin

20 Uinal

360 Tun

7200 Katun

144000 Baktun

İşte
Mayaların efsanevi “Long Count” yani “Uzun Sayım” dedikleri süreç, 13
Baktun’a eşittir (1.872.000 gün = 5125,36 güneş yılı) Maya tarihinde
“başlangıcı” olarak belirlenmiş noktayı bilmezsek, yukarıdaki hesabı
yapamayız. Bizim takvim sistemimize göre bu an, İsa’nın doğduğu
varsayılan yıldır. Gregoryen takvimimizde biz bu yılı “0” olarak kabul
eder ve öncesini, sonrasını buna göre hesaplarız. Mayalarda da bu
tarihin başlangıcı 0.0.0.0.0 günü olmalıdır; yani herşeyin başlangıç
noktası Arkeolojik bulgular ve Karbon-14 yöntemi yardımıyla yapım tarihi
bizim takvimimize göre büyük bir kesinlikle belirlenen birkaç tapınakta
(İzapa, Chichen Itza ve Monte Alban’da) Maya rahiplerinin, yapılış
tarihini belgeleyen Uzun Sayım tarihleri de bulunmuş ve yanılma payıyla
birlikte Milattan Önce 11 Ağustos 3114 tarihi 0.0.0.0.0 noktası olarak
tespit eidlmiştir. Ve buna göre 13.0.0.0.0 tarihi 21 Aralık 2012 gününe
denk gelmektedir.

ÖRNEK

“11 . 2 . 5 . 1 . 4 ”

“11 baktun, 2 katun, 5 tun, 1 uinal ve 4 kin”





11 x 144.000 + 2 x 7200 + 5 x 360 + 1 x 20 + 4 = 1600224





1 Güneş yılı = 365,242

1600224 / 365,242 = 4381,27





“11 . 2 . 5 . 1 . 4 ”

4381,27 YIL EDİYOR.





2- O günün özelliği nedir?

Maya
takviminin 21 Aralık 2012'de bitmesinde ne var diye soruyor
olabilirsiniz. Aslında bu tarih tespit edildikten sonra
araştırmacılarında kafasına takılan soru buydu. Ve ilk akla gelende,
astronomide bu kadar ileri bir toplumun bu tarihide bir astronomik
oluşumla ilişkilendirmiş olma olasılığıydı. Bu yönde yapılan
araştırmalar bu fikrin doğru olduğunu ortaya koydu.

Bilindiği
gibi 21 Aralık tarihi yılın en kısa günüdür. John Major Jenkins, 21
Aralık 2012’de gökyüzünde oluşan astronomik konumların, oldukça sıradışı
birleşmelere işaret ediyor. Bunların en önemlisi, gezegenlerin ve Ay’ın
üzerinde hareket ettiği, “Ekliptik” olarak adlandırdığımız “tutulum
çemberi”nin, tam 21 Aralık günü Samanyolu’nun dünyadan görülen ekvatoral
çizgisiyle kesişmesi. Bu kesişmenin, modern astronomik ölçümlere göre
"galaksimizin merkezi” olduğu belirlenen noktada (süper karadeliklerden
biri olduğu düşünülüyor.) gerçekleşmesi, bu tarihi daha da ilginç
kılıyor. Ama daha ilginci, 21 Aralık günü Güneş’in de tam “gündönümü”
sırasında bu noktayla aynı hizaya gelmesi. Astronomik deyişle “Gündönümü
Güneşi”, Ekliptik ile Samanyolu kuşağının “galaksi merkezi” olduğu
belirlenen noktayla aynı hizada kesiştiği koordinata yerleşiyor. Bu
birleşim, Mayalara göre, “Güneşler” olarak adlandırdıkları devrelerin
beşincisinin noktalandığı anı belirlemekte.Maya kozmogonisine göre,
dünyanın geçmişi, 13 Baktun’luk (aşağı yukarı 5125 yıl) devrelerden
oluşur ve bunların her birinin bitimi, dünya için radikal değişimler ve
büyük yenilikler içerir. İçinde bulunduğumuz devre, Mayalara göre
beşinci ve son devredir ve 13.0.0.0.0 tarihinde son bulacaktır. Bizim
takvimimize göre sözü edilen bu tarih, 21 Aralık 2012’ye denk
gelmektedir.

Mayaların bugüne ilişkin öngörüleri,efsaneleri veya
kehanetleri ise gerçekten çarpıcı. Buna geçmeden önce bir bilgiyi daha
vermek gerekli. İçinde bulunduğumuz galaksi milyonlarca yıldıza sahip
olmasına rağmen, galaksimizin merkezi olarak gösterilen nokta yıldız
miktarının gayet seyrek olduğu bir nokta. Yaklaşık 25,800 yılda toplam 4
kere (dünyanın presession süresi) galaksi merkezimizle,

1- " A door into the heart of space and time will open" , Zamanın ve uzayın kalbindeki kapı açılacak

2- " The cosmos will be reborn or recreated " , Evren yeniden doğacak, yeniden yaratılacak

3-
" We will reach the Zero Point of the process - a moment of collective
spiritual birth " , Döngünün sıfır noktasına erişeceğiz, toplu ruhsal
doğuş anı

4- “…our basic orientations will be inverted. On the
level of human civilization, our basic assumptions and foundation values
will be exposed, and we will have the opportunity to embrace values
long since driven under the surface of our collective consciousness”

Bizim basit doğamız ters yüz olacak.

Aslında
tek önemli tarih 21 Aralık değil 2012 yılı için. Mayaların astronomi
birikimlerinde , Boğa takımyıldızındaki Pleiades grubunun ayrı bir önemi
var. G Bu yıldız grubunun gökyüzünün tepe noktasından (“Zenith”
noktası) geçişi, Mayalar için önemli bir olaydı ve genellikle Tzolkin
ile Haab’ın son günlerinin çakıştığı 52 yıllık dönemin sonunda yaşandığı
için de fazlasıyla önemsenirdi. Monte Alban’dan İzapa’ya dek birçok
kentte, gökyüzünün tepe noktasını gözlemlemek için hizalanmış şaftlara
sahip yapılar bulunmuştur. Bu gözlem noktalarında başını yukarı kaldırıp
belli bir anda daracık şafttan gökyüzüne bakan gözlemci, yalnızca
Zenith noktasını görürdü. Meksika’nın güneyinde, İzapa’nın bulunduğu
paralel üzerinde Güneş – Pleiades buluşması, presesyon etkisinden
bağımsız olarak her yıl, ilkbahar ekinoksundan 61 gün sonra gerçekleşir.
Günümüzde bu tarih, Güneş’in Boğa Burcu’na girdiği 20 Mayıs tarihine
denk gelmektedir. Bu buluşma Zenith’te gerçekleşirse? Mayıs 2000'deki
gezegen dizilimini hatırlayacaksınız. Ama ondan çok daha önemli birşeyi
çoğunluğumuz bilmiyoruz Mayalarca önemli olduğu yeterince vurgulanan
gün, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasıdır ve bu astronomik olayın
gerçekleşme tarihi de 20 Mayıs 2000’dir. Mayalar, 13 Baktun’un hemen
öncesine denk gelen bu astronomik buluşmayı, bir sürecin başlangıcını
işaretlemek için kullanmışlardı Ünlü Kukulkan piramidinin tepesinde,
doğrudan Zenith’e yöneltilmiş, çıngıraklı yılan kuyruğu biçiminde bir
sütun yer alır. Çıngıraklı yılanın kuyruğundaki “çıngırak” işaretleri,
Maya kültüründe Pleiades’in simgesidir. Çıngırağın biraz aşağısında,
“Ahau yüzü” olarak adlandırılan bir kabartma vardır ve bu da, Güneş’i
simgelemektedir. Bir bütün olarak Kukulkan piramidinin tepesindeki
şekil, Güneş – Pleiades – Zenith buluşmasına işaret etmektedir yani.

YHIZLANIŞI HİSSEDİYOR MUSUNUZ?

Çağların değişimi başladı...

Kadim
kehanetler bunu daha önceden bildirmişti. Yerli gelenekler
onurlandırdılar. Dünya içinde gerçekleşen değişimler, uyuma
düzenlerinizi, ilişkilerinizi, bağışıklık sisteminizi düzenleme yetinizi
ve zamanı algılayışınızı etkilemekte. 2000 sene önce belirtilmiş, bizi
bedenimizde olağanüstü değişimleri kabullenmeye hazırlayan bir
inisiyasyon yaşıyoruz. Bu değişim şu anda gerçekleşmekte.


Dünyanın
rezonansı (Schumann Resonance) binlerce yıldır 7.4 Hz.’di. 1980li
yıllardan beri 12Hz’e ulaştı. Bu, bugün yaşadığımız 24 saatin eski
zamanda 16 saate eşit olduğunu göstermektedir. Zaman hızlanıyor.


Kutup Değişimi

Bir grup astrofizik ve jeofizik uzmanının, bilgisayar uzmanlarıyla
beraber yürüttükleri araştırma sonucu sıradışı bir olayın 2012'de
başımıza gelme olasılığı olduğunu ortaya koymuş.

Bahsi geçen konu hakkında bilgisi olmayanlar için izah edersem...

Bildiğiniz gibi Güneş'in ortalama 11 yıllık periyodlarda (ve son
zamanlarda yapılan araştırmalarda 180 yıl civarında ikinci bir döngü
daha var) aktivitesi zirveye çıkıyor. Kuvvetli patlamalar ve güneş
lekeleri bu dönemde en yoğun zamanında oluyor. Son zirve dönemi 2000-
2001 yıllarındaydı. Ancak bu dönemden bu yana düşüşe geçmesi gereken
aktivite tam aksine az miktarda bir düşüşten sonra yatay bir düzey
tutturmuş durumda. Yani bir sonraki zirve döneminin çok daha şiddetli
olabileceğine dair bir işaret olabilir.

Bir sonraki zirve noktası ise 2012 yılına denk düşüyor. Yukarıda
bahsettiğim araştırmanın da kilit noktası burası. Eğer bilgisayar
ortamında yapılan teorik modellerin sonuçları doğruysa 2012 yılı
civarında bizi bir Manyetik Kutup kayması bekliyor.

Bu olay ortalama 200,000 yılda bir gerçekleşen, ancak bir önceki
kaymanın 780,000 yıl önce olduğu bilinen bir olay. Mıknatıslardaki
güney ile kuzey'in yer değişmesi olayı kısaca. Ancak bu bir anda
başlasa da, bir günde biten bir olay değil. Manyetik yapının tekrar
dengeye gelmesi ortalama 3000 yıl kadar sürüyor(muş).

Bu olayın nasıl olacağına dair bulgularda, + ve - kutbun, bu olay
başlamadan önce diğer yarı kürede adacıklar mantığıyla bölgeler
oluşturması ve genel manyetik güç kaybı oluşturması, olduğu tespit
edilmiş durumda. Dünya'da ise son 300 yılda genel manyetik kutup %20
oranında zayıflamış durumda. Bu Antartika ve Güney Amerika’da, yani
ozon tabakasının delik olduğu yerde %40 lara kadar çıkıyor. (yani
ozon tabakasının asıl delinme nedeni olabilir)

Fazla uzatmadan sonuçlandırırsam, bahsi geçen araştırma bu olayın
2012 yılında gerçekleşeceğini ortaya koyuyor.

Yani güneş'in aktivitesinin en güçlü olacağı zamanda bir kutup
kayması. Aynı araştırma sonucuna göre bu olay milyonlarca yıl önce
olduğu ortaya çıkıyor.

Güneş aktivitesi zirvesinde ve Manyetik kutup yer değiştirirse ne
olur?

Manyetik kayma demek, dünyanın manyetosferinin, yani manyetik
kalkanının bir süreliğine kapalı olması demek. Güneş'ten veya uzaydan
gelecek her türlü etkiye açık olacağız demek.

Güneş'ten gelen zararlı ışınlar ve kozmik ışınlar direkt dünya
yüzeyine ulaşacak. En basit sonucu milyonlarda kanser vakası.

Diğer olası sonuçlarından biri, dünyanın manyetik alanı etkin
olmayacağından meteor gibi cisimlerinde yönlerinin dünya tarafından
değiştirilemeyeceği, zam tersi çekileceği olasılığı...

Dünyanın yer çekimine etkisi tahmin edilememekle beraber, volkanlar,
depremler vs.. gibi olayların zirve yapacağı tahminlerden biri.

EĞER GERÇEKLEŞİRSE, küresel bir felaket bizi bekliyor demektir... En
kötü senaryoda Tek kurtuluş olasılığı, yüzeyin altında yaşamak veya
başka gezegene gitmek var. 3000 yıl süreyle...


DÜNYANIN DEĞİŞİMİ

Dünyanın
kalp atışı kabul edilen bir elektromanyetik rezonans vardır. 1954 ten
beri bilinip, ölçülen bu değer, bulucusu Alman fizikçi Schumannın adıyla
anılan, Schumann Rezonansı olarak, SR simgesiyle anılır ve Dünya yüzeyi
ile 55km. lik atmosfer sonrasındaki iyonosfer arasındaki bölgede
ölçülmektedir.
Dünyanın bu kalp atışı, Güneşin düzenli 11 yıllık
aktivasyon periyotlarına göre periyodik değişimler göstermesine rağmen,
zannedilen o ki güneşin düzen dışı büyük patlamalarından doğan bir
değişim geçirmektedir (Mayaların dediği gibi 2012 de kıyamet Güneşten
gelecek). Bilim tarafından farkedildi ki bu rezonans, bu kalp atışı
dramatik bir biçimde artmakta. Yıllar yılı 7.8 değerini koruyan ve
yıllar içerisinde yükselen bu değer, bugün 12 devir/sn ye ulaşmıştır. 13
devir/sn lik değer zero point olarak anılır ve Dünyanın dönmesi bu
değere ulaştığında duracak ve Dünya tersine dönmeye başlayacak. Ayrıca
Dünyanın manyetik alanı da buna ters orantılı olarak azalmakta ! Son
4000 yıldaki değerler neredeyse son 4 yılda yarıya inmiş durumda !...
Ve
bir magnetik tersliğin gelmekte olduğu bildiriliyor. Hatta seller,
fırtınalar ve acayip hava şartları bu sebebe bağlanıyor. Ayrıca bu
artıştaki hızlanma bizde, 24 saatlik bir günü, 16 saat olarak
yaşanıyormuş gibi bir hissediş yaratıyor. Manyetik rezonansın 13
devir/sn. değerine varmasıyla, dönüş yönünü değiştirecek olan Dünyanın,
çok uzun yıllar önce de dönüş yönünü değiştirip bugünkü yönünde dönmeye
başladığı bildiriliyor. Bu değişim ile Dünya tersine dönmeye başlayıp,
Güneşin batıdan doğacağı söyleniyor.
Burada bir saplama yapalım 1959
yılına dönelim ve Bedri Ruhselmana gösterilen vizyonda da söylendiği
gibiDünya ekseninin yönünün değişmesi Ayrıca,
Büyük Mutasavvıf
Muhiddin-i Arabî ile İnsan-ı Kamîl kitabının yazarı Abdülkerim Ceylî
kıyamet anlatımlarında benzer ifadelerle; Kıyametin bir başka alâmeti
dahi; Güneşin battığı yerden doğmasıdır Bundan sonra tövbe kapısı
kapanır ! Daha önce iman etmemişse, artık bundan sonraki imanı nefse
fayda vermez!.. demişlerdir.
Ve bir başka spiritüel mesajda şu ifadeler bulunmaktadır;


Yaşanması
mutlak olan bu devreye ermenize az bir zaman kaldığı ve ufkun batıdan
gelişini mutlulukla karşılamaya hazırlandığınız bu günlerde; yani yakın
olan bu ışık günlerinin arifesinde, insan milletinin hazır olmaya
ihtiyacı vardır.


Aslında herşey bir vibrasyon yayma olayı
olduğundan, en ince ve yüksek frekanslara doğru gelişen yeniçağ yapısı,
kaba, düşük frekanslardan rahatsız eden etkiler almaktadır artık. Ancak,
yüksek anlamlı değerlere, frekanslara daha fazla açılındığı için,
çevreden gelen ses, renk, koku, manyetik alan frekanslarını daha fark
edici, gönül frekanslarına, insan duygularına daha duyarlı, daha yüksek
tatminleri arzulayan ve eski kaba tatminlerden artık zevk almayan yeni
şuur insanı ortaya çıkmaktadır.
İnsanın titreşimsel olarak
farklılaşırken, devamlı bir etkileşim içinde olduğu yeryüzü de
titreşimsel olarak değişmekte ve manyetik alanı yeni insana, yeni yüksek
frekans yaşamına uyumlanmaktadır. Ve yüksek insanın yeni dünyası ortaya
çıkmaktadır. Yeni dünyada artık yer almayacak olan ve bunun insandaki
karşılığı endişe, korku olan düşük, alçak frekans tır. İşte bu oluş
döneminde üzerinde en çok çalışılması gereken de, korku ve endişeye
odaklı yaşanmamasıdır

konuyla ilgili çalışan

Yıllardır bu konuyla ilgili çalışan

MOTHER SHIPTON (15. YY.DA YAŞAMIŞ ÜNLÜ İNGİLİZ KADIN KAHİN)


Mother Shipton (Şipton Ana)diyorki:


"Uçaklardan,
denizaltılardan, uydu haberleşmesinden, AIDS ten ve 20. Yüzyıldaki
kadın-erkek davranışlarına kadar herşeyden bahsettikten sonra,
..Ve insanlığa düşünme zamanı verilecek (20. yüzyıla kadar)


*Sonraki
yüzyıl (21.yy.) yaklaşmadan işaretler görülmeyecek;(2007-2010 arası
dönem yaklaşmadan alametler görülmeyecek deniliyor 2007-2010 arası
volkanik patlamalar ve Büyük depremler) dünyanın alt üst olduğu zamanın
geleceği hakkında

(ABD_İNGİLTERE_İSRAİL'in depremle yere batacakları hususu ) İnsan korkuyla titreyecek, o yüzyılda (21.yy.) yaşadığı için.


Yedi gün, yedi gece için, insan korkunç bir görüntü seyrediyor!


İnişler,
çıkışlar aklın ötesinde, dağlar kükremeye başlayacak, depremler
kentleri yutuyor, karalarda tufan, sel suları karalara saldırıyor.
İnsanoğlu, çamur ve batağa gömülüyor. Okyanuslar, kıyıdan yükselecek,
eski kıtalar gidecek, yenileri dirilecek, (Atlantis ve Mu kıtaları Atlas
okyanusunda ve Büyük okyanusda 2011 den itibaren yer yüzüne çıkacak
Avrupa,Afrika ve Asya kıyıları tsunamı dalgaları ile yok olacak.)kızgın
canavar göklerden geçecek
Ve uzak bir yerde;
Bazı insanlar, Oh ne
kadar az bir grup Dünyada, çok az sayıda insan kurtuluyor. İnsan ırkı
yeniden başlıyor. Ve dünyada kısa bir süre geçiyor. İnsan unutuyor ve
gülüyor, kendisine dönüyor. İnsan hak ettiği kaderi elde ediyor.




alıntı.


Nerde isitsem Adini Gözlerim Gezir Seniiiii


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ay-maral-can.tr.gg
 
2012'de Neler Olacak?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Abartisiz Atis Serbest-
Buraya geçin: